29 Mart Yerel Seçim Sonuçlarını öğrenebileceginiz bi kaç adres :
Burdan ve burdan
sonuçlarla ilgili haberler ise burda
LÜZUMSUZ BİLGİLER ANSİKLOPEDİSİ
LÜZUMSUZ BİLGİLER ANSİKLOPEDİSİ 1-2
* trafik lambaları niye sarı kırmızı yeşil olur
* kadın erkek gömlekleri niye farklı yönde iliklenir
* ingilterede trafik niye soldan işler
* madeni paralarınn kenarı niye tırtıklı olur

Gibi zaman zaman merak uyandırmış soruları yanıtlayan kitap elinizden bırakamayacaksınız..
2 cilt ama bi solukta okunacak kader zevkli
indirmek için : Luzumsuz_Bilgiler_Ansiklopedisi_1-2.rar
* trafik lambaları niye sarı kırmızı yeşil olur
* kadın erkek gömlekleri niye farklı yönde iliklenir
* ingilterede trafik niye soldan işler
* madeni paralarınn kenarı niye tırtıklı olur

Gibi zaman zaman merak uyandırmış soruları yanıtlayan kitap elinizden bırakamayacaksınız..
2 cilt ama bi solukta okunacak kader zevkli
indirmek için : Luzumsuz_Bilgiler_Ansiklopedisi_1-2.rar
Conficker'ın 1 Nisan Şakasına Hazır mısınız?
Conficker isimli solucanın yeni bir türevi, sadece birkaç gün sonra herkese şakasını yapacak! Gerekli önlemleri aldınız mı? Almadıysanız başınıza gelecekleri biliyor musunuz?
Meşhur solucan Conficker'ın yeni türevi ağlardaki bilgisayarlara yayılmaya başladı ve yakında devreye girecek. Solucanın etrafı karıştıracağı tarih ise 1 Nisan olarak kodlanmış durumda. Peki Conficker bu tarihte neler yapabilir? En fazla merak uyandıran konu da zaten bu.
Uyuyan Devin Uyanışı
En son sürümde yayılmasındaki en büyük etkenin paylaşım ağları olduğu Conficker, daha önceki sürümlerde tetiklenen gün geldiğinde bilgisayarların güvenlik şirketlerinin internet sitelerine olan erişimini kesmeye çalışmış, Windows güncellemelerini durdurarak Windows Güvenlik Merkezi'ni devre dışı bırakmıştı. Conficker.C'nin ise dosyalara ilk etapta bir zarar vermeyeceği, fakat kodun önceki sürümelere göre daha fazla esnekliğe açık olduğu biliniyor. Fakat daha sonra yayınlanacak zararlı bir kodun çalıştırılması, felaketle sonuçlanabilecek bir olaylar dizisi ihtimalini düşündürüyor.
Nasıl Korunmak Gerekiyor?
Güncel bir antivirüs yazılımı sizi Conficker ve yan etkilerinden koruyacaktır. Bunun yanında,eğer bilgisayarınıza Conficker virüsü bulaşmışsa, engellenmiş olan güvenlikle ilgili internet sitelerine erişemeseniz de burada bulunan ve BitDefender tarafından desteklenen internet sitesinden gerekli temizlik araçlarına ulaşabilirsiniz.
Birebir alıntı: SDN
Meşhur solucan Conficker'ın yeni türevi ağlardaki bilgisayarlara yayılmaya başladı ve yakında devreye girecek. Solucanın etrafı karıştıracağı tarih ise 1 Nisan olarak kodlanmış durumda. Peki Conficker bu tarihte neler yapabilir? En fazla merak uyandıran konu da zaten bu.
Image via Wikipedia
Uyuyan Devin Uyanışı
En son sürümde yayılmasındaki en büyük etkenin paylaşım ağları olduğu Conficker, daha önceki sürümlerde tetiklenen gün geldiğinde bilgisayarların güvenlik şirketlerinin internet sitelerine olan erişimini kesmeye çalışmış, Windows güncellemelerini durdurarak Windows Güvenlik Merkezi'ni devre dışı bırakmıştı. Conficker.C'nin ise dosyalara ilk etapta bir zarar vermeyeceği, fakat kodun önceki sürümelere göre daha fazla esnekliğe açık olduğu biliniyor. Fakat daha sonra yayınlanacak zararlı bir kodun çalıştırılması, felaketle sonuçlanabilecek bir olaylar dizisi ihtimalini düşündürüyor.
Nasıl Korunmak Gerekiyor?
Güncel bir antivirüs yazılımı sizi Conficker ve yan etkilerinden koruyacaktır. Bunun yanında,eğer bilgisayarınıza Conficker virüsü bulaşmışsa, engellenmiş olan güvenlikle ilgili internet sitelerine erişemeseniz de burada bulunan ve BitDefender tarafından desteklenen internet sitesinden gerekli temizlik araçlarına ulaşabilirsiniz.
Birebir alıntı: SDN

En iyi tarayıcı hangisi?
Sıradan bir bilgisayar kullanıcısı olmaktan bir adım ötede "bilinçli kullanıcı" olarak tanımlanabilecek herkes artık web tarayıcıların öneminin farkında. Peki ya en iyisi hangisi?
PC Net Dergisi
Sıradan bir bilgisayar kullanıcısı olmaktan bir adım ötede "bilinçli kullanıcı" olarak tanımlanabilecek herkes artık web tarayıcıların öneminin farkında. Günümüz koşullarında sıradan kullanıcılar bile bilgisayarla uğraştıkları vaktin büyük kısmını tarayıcı kullanarak harcıyor. Tarayıcılar belki de bilgisayarlarımızın üzerinde çalışan en önemli yazılımlar haline gelmiş durumdalar. Bugün tarayıcı üzerinden birçok işi yapmak mümkün ve belki gelecekte bütün işler tarayıcı üzerinden yapılabilir hale gelecek. Yani tarayıcılar önümüzdeki yıllarda da hayatımızdaki önemlerini artırmaya devam edecek. Google da geçtiğimiz yıl Chrome'u duyurarak bu konuya verdiği önemi açıkça göstermiş oldu. Arama devi, bu hamleyle yalnızca tarayıcı üzerinde çalışan servisler üretmekten öte tarayıcının kendisini de üretir hale gelmiş oldu. Yıllardır internette dolaşan "Google işletim sistemi yapacakmış!" benzeri dedikoduları bilirsiniz. Şirket belki de kullanıcılarına Chrome ile "İşletim sistemine gerek yok. İyi bir tarayıcı yapalım yeter." demiş oldu.
Ezeli rekabet
Uzunca bir süredir Internet Explorer ile Firefox arasında sıkı bir rekabete sahne olan tarayıcı pazarı, 2009 yılında farklı rakiplerin de öne çıkmaya başlamasıyla daha da kızışacak gibi görünüyor. Konuya ilgi duyan kullanıcılar Internet Explorer ile Firefox'un kapışmasını yıllardır yakından izliyor. Microsoft'un Internet Explorer 6 zamanında deyim yerindeyse bir rehavete kapılması ve tarayıcısını geliştirmekte gecikmesi Firefox'un önemli oranda kullanıcı kazanmasına yol açmıştı. Internet Explorer 6, yerini IE7'ye bırakmadan önce Firefox belirgin şekilde daha başarılı özellikler sunuyordu ve kullanıcılar arasında "bilgisayardan anlayanlar Firefox kullanır" gibi bir izlenim yerleşmişti. Microsoft, işletim sistemlerindeki büyük pazar payı sayesinde tarayıcı pazarının da hep en büyük oyuncusu oldu. Internet Explorer 6, bir zamanlar çoğu özelliğiyle Firefox'tan geride kaldıysa da pazarın tartışmasız en çok kullanılan ürünüydü. Bunda kullanıcıların büyük kısmının aradaki farktan haberdar olmamasının ve tarayıcılarını değiştirmek için bir şey yapmamalarının payı büyüktü. Halen çoğu bilgisayar kullanıcısı sorgusuz sualsiz işletim sistemiyle birlikte gelen tarayıcıyı kullanıyor ve bu oldukça doğal bir durum.
Firefox payını buldu
Son birkaç yılda Firefox'un hızlı şekilde yükseldiğine şahit olduk. Çeşitli kaynakların yayınladığı istatistiklere göre Firefox birkaç ayda bir yüzdelik dilimini artırarak 2008'in sonunda yüzde 2l'i bulmayı başardı.
Geçtiğimiz yıllarda Firefox'un hızlı yükselişinin ardındaki sebeplerden biri de Google'ın desteğiydi. Google, çeşitli şekillerde Firefox'u destekliyor, Firefox da varsayılan arama motoru olarak Google'ı kullanarak bu desteğin karşılığını veriyordu. Mozilla'nın başarılı tarayıcısının Linux kullanıcılarının da neredeyse tek tercihi halinde olduğunu hatırlatalım. İşte tüm bu etmenlerin bir araya gelmesi ve internetin Microsoft'un hâkimiyetinde olmasından rahatsız olan kesimin de desteğiyle Firefox tarayıcı pazarının beşte birinden fazlasına sahip olmayı başardı. Fakat Google'ın Chrome ile pazara göz dikmesi, Mozilla'nın işini zorlaştıracağa benziyor. Chrome, çıkar çıkmaz Google'ın ana sayfasından duyurulduğu için çok hızlı şekilde kullanıcı kazanmaya başladı. Henüz birkaç aylık geçmişi varken bile yıllardır bu piyasada olan Opera'yı geride bırakmış gibi görünüyor.

Hangi tarayıcıyı kullanmalı?
Bir web tarayıcısından özel beklentileriniz olmasa bile hangi tarayıcıyı kullandığınız önemlidir. Çünkü farklı tarayıcılar zamanla kullanım alışkanlıklarında da değişiklikler yaratıyor. Örneğin Firefox'un RSS okumadaki kullanışlı özelliği, Internet Explorer'i bırakıp bu tarayıcıya geçen birinin haberleri takip etme alışkanlığını değiştirebilir. Şu anda piyasada en çok kullanılan web tarayıcılar sırasıyla Internet Explorer, Firefox, Safari, Chrome ve Opera. Bu isimler arasında Internet Explorer ve Safari'nin birer işletim sistemiyle birlikte geldiğini ve kullanıcı sayılarının bu yüzden ayrıca arttığını hatırlatmakta yarar var. Firefox ve Opera'nın kullanışlı özellikleri sayesinde bazı bilinçli kullanıcılar tarafından tercih edildiğini, Chrome'un kullanımının hızla artmasının ardındaysa Google'ın gücünün olduğunu söyleyebiliriz. Şimdi bu tarayıcıların ayrıntılarına göz atalım.
Internet Explorer 7
Son zamanlarda tarayıcılar, üreticileri tarafından hızlı şekilde geliştirilmeye başlandı. Sürüm numaralarının birkaç yılda bir değiştiği günler rekabetle birlikte geride kaldı. Özellikle Firefox ve Opera'nın yeni sürümler yayınlama konusunda çok hızlı olduğunu söyleyebiliriz. Microsoft da Internet Explorer 6'yı uzun süre kullanımda tutmasından sonra farklı bir strateji izleyerek Internet Explorer 8'i hızlı şekilde geliştiriyor. Bu yazıda tüm tarayıcıların geçerli güncel sürümlerine yer vermeyi uygun bulduk. Bu yüzden Internet Explorer'm da 7 numaralı sürümüne göz atacağız.
Internet Explorer 7, temel ihtiyaçları başarıyla yerine getiren ve güvenlik konusunda da pek sıkıntı yaratmayan bir tarayıcı. Güvenlik demişken bir noktaya değinmekte fayda var. Microsoft'un IE 7'yi geliştirdiği dönemde tüm tarayıcı geliştiricileri ilk kez bir araya gelmiş ve güvenlik konusunda bazı ortak kararlar almışlardı. Web sayfalarının güvenlik sertifikalarının ne şekilde görüntüleneceği, dolandırıcılık amacıyla hazırlanmış olma ihtimali olan sayfaların kullanıcıya nasıl bildirileceği gibi ayrıntılar için geliştiriciler halen bir araya geliyor ve ortak yollar izliyorlar. Bu girişim sayesinde biz de kullanıcılar olarak farklı tarayıcılarda benzer güvenlik özellikleri görmeye başlamış olduk.
Bilgisayarını çeşitli sebeplerle güncellemeyen az miktarda kullanıcı halen Internet Explorer 6 kullanıyor olsa da Internet Explorer 7 uzunca bir zamandır Microsoft işletim sistemlerinin varsayılan tarayıcısı. Bu tarayıcının piyasaya sürülmesiyle birlikte Microsoft'un birçok eksiğini kapattığını ve diğer rakiplerinde bulunan en önemli özelikleri başarıyla sağladığını söyleyebiliriz. Konuyla ilgilenenler sekmeli tarama ve çoklu açılış sayfası gibi özelliklerin Microsoft tarafında ilk kez Internet Explorer 7'de göründüğünü hatırlayacaklardır.
Internet Explorer 7'yi diğer rakipleriyle karşılaştırırken en önemli avantajının hızlı açılması olduğunu söyleyebiliriz. Program işletim sistemine entegre olmasının avantajıyla her hangi bir zamanda neredeyse tıklamanızla birlikte açılmış oluyor. Diğer web tarayıcıların özelikle ilk açılış konusunda büyük sıkıntıları var.
Gelelim Internet Explorer'ın arayüz özelliklerine. Herhangi bir araç çubuğu yüklenmediyse, IE 7'nin kullanıcı arabirimi oldukça sade görünüyor. Kullanmadığınız ayrıntıların ayağınıza dolaşmaması genel olarak bir avantaj olsa da tarayıcı sizi ek özellikleri kullanmak konusunda motive etmiyor. Örneğin Internet Explorer 7'yi yıllarca kullanıp da ekranın sağ alt köşesinde bulunan yakınlaştırma (zoom) özelliğinden haberi olmayan birçok kullanıcı olmalı. Benzer şekilde IE 7'nin birçok özelliği farklı yerlerine gizlenmiş durumda.
Microsoft'un tarayıcısının RSS okuma konusunda fena bir performans sergilemediğini söyleyebiliriz. Fakat bu özellik de olmadık bir yere gizlenmiş durumda. RSS okuma özelliği "Özet akışları" adı altında Sık Kullanılanlar bölümünün içinde yer alıyor. Bu özellik böyle olmadık bir yere gizlenmek yerine daha el altında bir yere yerleştirilebilirdi. Örneğin Firefox bu konuda gayet başarılı. Internet Explorer 7'nin XML dosyalarını biçimlendirmek ve görüntülemek konusunda gayet başarılı olduğunu belirtmekte yarar var. IE 7'de sekmelerin kullanımı da oldukça verimli şekilde düzenlenmiş. İstediğiniz sayıda sekmeye farklı açılış sayfaları yerleştirebiliyorsunuz.
Firefox 3.0.5
Öncelikle Internet Explorer dışındaki tüm tarayıcıların lE'nin sağladığı temel özellikleri sağlamakta olduklarını belirtelim. Yani Microsoft'un tarayıcısıyla baş edemeyecek ya da bir adım ileriye gitmeyecek hiç kimse "bu piyasada ben de varım" demiyor. Internet Explorer'ın yaygınlığı yüzünden "alternatif tarayıcılar" olarak anılan grubun en çok kullanılan üyesi Firefox, dünyada internet kullanan her beş kişiden birinin tercihi olmuş durumda. Önemli bir çoğunluğun hangi tarayıcıyı kullandığını önemsemediğini düşünürsek, Firefox'un Internet Explorer karşısında ciddi bir zafer kazandığını söyleyebiliriz. Çünkü tarayıcısını bilinçli şekilde seçen kitlenin büyük çoğunluğu Firefox kullanıyor. Firefox'u incelerken değinilmesi gereken ilk özellik, tarayıcının eklentilerle geliştirilebiliyor oluşu. Standart web tarayıcınıza bambaşka özellikler katabilen bu eklentiler dünyanın çeşitli yerlerindeki birçok gönüllü ve profesyonel geliştirici tarafından hazırlanıyor, http://addons.mozilla.org adresinden ulaşılabilen sayısız eklentiyi kullanarak, tarayıcınızı kendi ihtiyaçlarınıza tam anlamıyla yanıt verir bir hale getirebilirsiniz. Ayrıca Firefox için en ilgi çekici tarayıcı eklentilerini bulmak hiç de zor değil. Web'de kısa bir aramayla birçok blog ve web sitesinden bu konuda öneriler bulabilirsiniz. Biz de zaman zaman en ilgi çekici Firefox eklentilerini bir araya toplayan makaleler hazırlıyoruz. Firefox'ta eklentiler olmadan da kullanıcının işini kolaylaştıran birçok özellik mevcut. Örneğin adres çubuğunun sağ tarafında bulunan yıldızı kullanarak beğendiğiniz bir sayfayı kolayca işaretleyebiliyor, yer imlerine ekleyebiliyorsunuz. Daha önce yer imlerine eklemiş olduğunuz bir sayfada bu yıldıza tıklamanız durumunda, yer iminin adını ve adresini kolayca değiştirebiliyorsunuz. Firefox'un kullanışlı indirme yöneticisi, web'deki çeşitli kaynaklardan indirilmekte olan dosyalarınızı kolayca yönetmenizi sağlıyor.
Firefox'un adres çubuğu diğer tarayıcılara göre daha akıllı diyebiliriz. Çünkü Firefox'ta daha önce ziyaret etmiş olduğunuz bir adrese gitmek için çubuğuna yalnızca sitenin sayfa başlığını yazmanız da yeterli olabiliyor. Tarayıcı geçmiş kayıtlarına bakarak daha önce ziyaret edilmiş ilgili sayfaları öneriyor. Adres çubuğuyla ilgili önemli bir özellik daha mevcut. Hemen her tarayıcıda olduğu gibi Firefox'ta da adres çubuğuna URL'ler dışında her hangi sözcükler yazdığınızda, bu sözcükler varsayılan arama motorunda aranıyor. Fakat burada Firefox'ta bu özellik biraz daha gelişmiş durumda. Adres çubuğuna bilindik bir web sitesiyle özdeşleşmiş sözcükler girdiğinizde, tarayıcı arama yapmak yerine doğrudan gitmek istediğiniz sayfaya yönleniyor. Örneğin adres çubuğuna "Milliyet" yazdığınızda Firefox'un www.milliyet.com.tr adresini açtığını göreceksiniz. Google'ın iş birliğiyle hayata geçmiş olan bu özellik, birçok kişinin gözünden kaçmış olabilir.
Firefox, otomatik açılan pencereleri engelleme, dahili arama ve kişisel bilgilerin kolayca temizlenebilmesi gibi tüm tarayıcılarda standart olan özellikleri kullanıcısına sunuyor. Ayrıca bir önceki kullanımda tarayıcı sağlıklı şekilde kapanmadıysa size önceki oturumunuzu kurtarmayı önerebiliyor. Yani olmadık zamanda kilitlenen bilgisayarınızı yeniden başlatırsanız, Firefox'ta açık olan sayfalarınızı kaybetmemiş oluyorsunuz.
Opera 9.63Tüm tarayıcılar içinde göze en çok hitap edenin Opera olduğunu söyleyebiliriz. Opera'nın arayüzü gerçekten çok hoş bir tasarıma sahip. Tasarım, göze hitap etmesinin yanı sıra kullanım kolaylığı da sağlıyor.
Tarayıcının üst kısmında sekme başlıklarının solunda bulunan "panolar" simgesinin altında bir anlamda Opera'nın bütün artıları yatıyor. Elbette bu simgeye tıklamadan önce de Opera'nın gayet başarılı bir tarayıcı olduğu söylenebilir ama bu simgenin altında yatanlar belki de Opera'yı sizin gözünüzde piyasanın en iyi tarayıcısı yapabilir.
Yukarıdan aşağıya doğru bakacak olursak ilk olarak Yer İmleri panosunu görüyoruz. Opera'nın yer imleri, kullanışlı arama özelliğiyle diğer tarayıcılardan ayrılıyor. Tarayıcınızı yıllarca kullanacağınız düşünülürse sayısız adresi yer imlerine eklemeniz ve sonrada bunların içinde aradığınızı bulamamanız ihtimali doğuyor. Opera'nın yer imlerinde arama özelliği sayesinde bunu dert etmenize gerek yok.
İkinci pano olan Bileşenler'e girdiğinizde, Opera'nın geliştirilebilir yönüyle tanışıyorsunuz. Opera için hazırlanmış olan bileşenler (widget'lar) Firefox'un eklentileri kadar büyük bir güç yaratmasalar da tarayıcınızı kendi ihtiyaçlarınız doğrultusunda geliştirmenize olanak tanıyor. Bileşenler panosunun içindeki Ekle düğmesine tıklayarak gönüllü geliştiriciler tarafından hazırlanmış birçok bileşene ulaşabiliyorsunuz. Opera'nın bir diğer panosu da web'de sörf yaparken not almanızı sağlıyor. Sörf sırasında not almanız gereken şeyler için bir Word dosyası açmak ya da Windows'un Not Defteri'ni kullanmak yerine tarayıcınızda bulunan bu özelliği kullanmak hayatınızı kolaylaştırabilir. Özellikle aldığınız notları ileride tekrar sörf sırasında kullanacaksanız, Opera'nın Notlar bölümünü denemenizde fayda var.
Opera, rakibi Firefox'a benzer bir indirme yöneticisine sahip. İndirdiğiniz dosyaları yönetmek için FlashGet ya da Free Download Manager benzeri ek bir program kullanmak yerine tarayıcınızın bu özelliğinden faydalanabilirsiniz. Opera'nın indirme yöneticisi yarım kalan indirmeleri devam ettirebildiği gibi Torrent dosyalarını da destekliyor. Tarayıcınızdan BitTorrent konusunda elbette Vuze'de olduğu gibi yüksek bir performans beklememelisiniz ama iş gördüğünü söyleyebiliriz. BitTorrent üzerinden dosya indirme işlemlerini arada sırada yapanlar için Opera'nın dahili indirme yöneticisi yeterli olabilir. Yer İmlerindeki arama özelliğinin aynısı Geçmiş bölümünde de bulunuyor. Daha önce ziyaret ettiğiniz bir sayfayı tekrar bulmak Opera ile çok kolay.
Son olarak Opera'nın en ilgi çekici özelliklerinden biri olan dâhili RSS okuyucusuna değinmemiz gerekiyor. Web'deki çeşitli haber kaynaklarını ve blog'ları RSS üzerinden takip etmeyi seviyorsanız bu özelliği mutlaka denemelisiniz. Opera'nın RSS okuyucusu Outlook benzen yapısıyla oldukça kullanışlı.
Google Chrome
Tarayıcı piyasasındaki en yeni isim, Google'ın Chrome'u. Geçtiğimiz yıl Google'dan şaşırtıcı bir hamle olarak gelen Chrome, diğer Google ürünlerinin aksine çok kısa zamanda beta aşamasını tamamlayarak 1 numaralı kararlı sürümüne kavuştu. Elbette Google'ın bir tarayıcı üretmesi ilgi çekici bir durumdu ve çok sayıda kullanıcı Chrome'u hemen denedi. Google'ın ana sayfasında yer alan tanıtım bağlantıları da Chrome'un bir anda dişe dokunur bir kullanıcı sayısına ulaşmasını sağladı. 2009'yılına girerken bir yaşını doldurmamış olan Chrome, tarayıcı piyasasında yüzde birlik bir dilimi ele geçirmişti bile. Tarayıcıyı diğer rakiplerinden ayıran en belirgin özelliğinin sade yapısı olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar Google geliştiricileri Chrome'u lanse ederken sayfaları hızlı yorumlamasını ön plana çıkardıysa da tasarım özellikleri kullanıcıların daha çok ilgisini çekti. Google Chrome'un oldukça sade ve hafif bir arayüzü bulunuyor. Öyle görünüyor ki, şirket kullanıcıların web sayfalarıyla olan ilişkileri sırasında çeşitli araç çubukları ve tarayıcı eklentilerinin araya girmesini istemiyor. Örneğin yüklenmekte olan sayfanın adres bilgisi diğer tarayıcılarda durağan şekilde bulunan durum çubuğunda gösterilirken, Chrome'da pencerenin en alt sol kısmında geçici olarak görünüp kayboluyor. Tarayıcıyı açtığınız ilk anda, varsayılan olarak geçmişte en çok ziyaret ettiğiniz sayfaların ön izlemesini görüyorsunuz. Bunlardan birine tıklayarak zaman kazanmanız amaçlanmış. Bunun özellikle salon bilgisayarlarında, bilgisayarın fare ve klavye yerine uzaktan kumandayla kontrol edildiği durumlarda çok kullanışlı olabilir. Fare demişken Chrome'un fare ile kontrolde bazı kolaylıklar sağladığını belirtmeden geçmeyelim. Bazı eylemleri fareyle yapmanız sağlanarak kolaylık yaratılmış. Örneğin tarayıcıda açık olan bir sekmeyi farenin sol tuşunu basılı tutarak pencere dışına sürüklediğinizde, sayfa yeni bir Chrome penceresinde açılabiliyor.
Chrome'un ayrıca "yeterli" diyebileceğimiz bir indirme yöneticisi var. Bu araç sayesinde dosyaların indirilmesini istediğiniz zaman durdurup daha sonra yeniden başlatabiliyorsunuz.
Son Söz
Tarayıcılar elbette birçok farklı açıdan karşılaştırabilir. Biz burada kullanıcıyı en çok ilgilendiren, öne çıkan özellikleri üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalıştık. Windows'la birlikte gelen Internet Explorer işletim sistemine gömülü olmasının avantajını kullanırken diğer tarayıcılar farklı bakış açılarına sahip geliştiricilerin hayata geçirdiği ek özelliklerle farklılaşıyor. İnternette sıkça zaman geçiren okuyucularımıza Internet Explorer'm yanında Firefox, Opera, Chrome ve hatta Safari'yi kurup denemelerini öneriyoruz. Firefox, eklentileriyle; Opera'ysa diğer tarayıcılarda bulunmayan bazı kullanım özellikleriyle ön plana çıkıyor.
Kaynak Burası
PC Net Dergisi
Sıradan bir bilgisayar kullanıcısı olmaktan bir adım ötede "bilinçli kullanıcı" olarak tanımlanabilecek herkes artık web tarayıcıların öneminin farkında. Günümüz koşullarında sıradan kullanıcılar bile bilgisayarla uğraştıkları vaktin büyük kısmını tarayıcı kullanarak harcıyor. Tarayıcılar belki de bilgisayarlarımızın üzerinde çalışan en önemli yazılımlar haline gelmiş durumdalar. Bugün tarayıcı üzerinden birçok işi yapmak mümkün ve belki gelecekte bütün işler tarayıcı üzerinden yapılabilir hale gelecek. Yani tarayıcılar önümüzdeki yıllarda da hayatımızdaki önemlerini artırmaya devam edecek. Google da geçtiğimiz yıl Chrome'u duyurarak bu konuya verdiği önemi açıkça göstermiş oldu. Arama devi, bu hamleyle yalnızca tarayıcı üzerinde çalışan servisler üretmekten öte tarayıcının kendisini de üretir hale gelmiş oldu. Yıllardır internette dolaşan "Google işletim sistemi yapacakmış!" benzeri dedikoduları bilirsiniz. Şirket belki de kullanıcılarına Chrome ile "İşletim sistemine gerek yok. İyi bir tarayıcı yapalım yeter." demiş oldu.
Ezeli rekabet
Uzunca bir süredir Internet Explorer ile Firefox arasında sıkı bir rekabete sahne olan tarayıcı pazarı, 2009 yılında farklı rakiplerin de öne çıkmaya başlamasıyla daha da kızışacak gibi görünüyor. Konuya ilgi duyan kullanıcılar Internet Explorer ile Firefox'un kapışmasını yıllardır yakından izliyor. Microsoft'un Internet Explorer 6 zamanında deyim yerindeyse bir rehavete kapılması ve tarayıcısını geliştirmekte gecikmesi Firefox'un önemli oranda kullanıcı kazanmasına yol açmıştı. Internet Explorer 6, yerini IE7'ye bırakmadan önce Firefox belirgin şekilde daha başarılı özellikler sunuyordu ve kullanıcılar arasında "bilgisayardan anlayanlar Firefox kullanır" gibi bir izlenim yerleşmişti. Microsoft, işletim sistemlerindeki büyük pazar payı sayesinde tarayıcı pazarının da hep en büyük oyuncusu oldu. Internet Explorer 6, bir zamanlar çoğu özelliğiyle Firefox'tan geride kaldıysa da pazarın tartışmasız en çok kullanılan ürünüydü. Bunda kullanıcıların büyük kısmının aradaki farktan haberdar olmamasının ve tarayıcılarını değiştirmek için bir şey yapmamalarının payı büyüktü. Halen çoğu bilgisayar kullanıcısı sorgusuz sualsiz işletim sistemiyle birlikte gelen tarayıcıyı kullanıyor ve bu oldukça doğal bir durum.
Firefox payını buldu
Son birkaç yılda Firefox'un hızlı şekilde yükseldiğine şahit olduk. Çeşitli kaynakların yayınladığı istatistiklere göre Firefox birkaç ayda bir yüzdelik dilimini artırarak 2008'in sonunda yüzde 2l'i bulmayı başardı.
Geçtiğimiz yıllarda Firefox'un hızlı yükselişinin ardındaki sebeplerden biri de Google'ın desteğiydi. Google, çeşitli şekillerde Firefox'u destekliyor, Firefox da varsayılan arama motoru olarak Google'ı kullanarak bu desteğin karşılığını veriyordu. Mozilla'nın başarılı tarayıcısının Linux kullanıcılarının da neredeyse tek tercihi halinde olduğunu hatırlatalım. İşte tüm bu etmenlerin bir araya gelmesi ve internetin Microsoft'un hâkimiyetinde olmasından rahatsız olan kesimin de desteğiyle Firefox tarayıcı pazarının beşte birinden fazlasına sahip olmayı başardı. Fakat Google'ın Chrome ile pazara göz dikmesi, Mozilla'nın işini zorlaştıracağa benziyor. Chrome, çıkar çıkmaz Google'ın ana sayfasından duyurulduğu için çok hızlı şekilde kullanıcı kazanmaya başladı. Henüz birkaç aylık geçmişi varken bile yıllardır bu piyasada olan Opera'yı geride bırakmış gibi görünüyor.
Hangi tarayıcıyı kullanmalı?
Bir web tarayıcısından özel beklentileriniz olmasa bile hangi tarayıcıyı kullandığınız önemlidir. Çünkü farklı tarayıcılar zamanla kullanım alışkanlıklarında da değişiklikler yaratıyor. Örneğin Firefox'un RSS okumadaki kullanışlı özelliği, Internet Explorer'i bırakıp bu tarayıcıya geçen birinin haberleri takip etme alışkanlığını değiştirebilir. Şu anda piyasada en çok kullanılan web tarayıcılar sırasıyla Internet Explorer, Firefox, Safari, Chrome ve Opera. Bu isimler arasında Internet Explorer ve Safari'nin birer işletim sistemiyle birlikte geldiğini ve kullanıcı sayılarının bu yüzden ayrıca arttığını hatırlatmakta yarar var. Firefox ve Opera'nın kullanışlı özellikleri sayesinde bazı bilinçli kullanıcılar tarafından tercih edildiğini, Chrome'un kullanımının hızla artmasının ardındaysa Google'ın gücünün olduğunu söyleyebiliriz. Şimdi bu tarayıcıların ayrıntılarına göz atalım.
Internet Explorer 7
Son zamanlarda tarayıcılar, üreticileri tarafından hızlı şekilde geliştirilmeye başlandı. Sürüm numaralarının birkaç yılda bir değiştiği günler rekabetle birlikte geride kaldı. Özellikle Firefox ve Opera'nın yeni sürümler yayınlama konusunda çok hızlı olduğunu söyleyebiliriz. Microsoft da Internet Explorer 6'yı uzun süre kullanımda tutmasından sonra farklı bir strateji izleyerek Internet Explorer 8'i hızlı şekilde geliştiriyor. Bu yazıda tüm tarayıcıların geçerli güncel sürümlerine yer vermeyi uygun bulduk. Bu yüzden Internet Explorer'm da 7 numaralı sürümüne göz atacağız.
Internet Explorer 7, temel ihtiyaçları başarıyla yerine getiren ve güvenlik konusunda da pek sıkıntı yaratmayan bir tarayıcı. Güvenlik demişken bir noktaya değinmekte fayda var. Microsoft'un IE 7'yi geliştirdiği dönemde tüm tarayıcı geliştiricileri ilk kez bir araya gelmiş ve güvenlik konusunda bazı ortak kararlar almışlardı. Web sayfalarının güvenlik sertifikalarının ne şekilde görüntüleneceği, dolandırıcılık amacıyla hazırlanmış olma ihtimali olan sayfaların kullanıcıya nasıl bildirileceği gibi ayrıntılar için geliştiriciler halen bir araya geliyor ve ortak yollar izliyorlar. Bu girişim sayesinde biz de kullanıcılar olarak farklı tarayıcılarda benzer güvenlik özellikleri görmeye başlamış olduk.
Bilgisayarını çeşitli sebeplerle güncellemeyen az miktarda kullanıcı halen Internet Explorer 6 kullanıyor olsa da Internet Explorer 7 uzunca bir zamandır Microsoft işletim sistemlerinin varsayılan tarayıcısı. Bu tarayıcının piyasaya sürülmesiyle birlikte Microsoft'un birçok eksiğini kapattığını ve diğer rakiplerinde bulunan en önemli özelikleri başarıyla sağladığını söyleyebiliriz. Konuyla ilgilenenler sekmeli tarama ve çoklu açılış sayfası gibi özelliklerin Microsoft tarafında ilk kez Internet Explorer 7'de göründüğünü hatırlayacaklardır.
Internet Explorer 7'yi diğer rakipleriyle karşılaştırırken en önemli avantajının hızlı açılması olduğunu söyleyebiliriz. Program işletim sistemine entegre olmasının avantajıyla her hangi bir zamanda neredeyse tıklamanızla birlikte açılmış oluyor. Diğer web tarayıcıların özelikle ilk açılış konusunda büyük sıkıntıları var.
Gelelim Internet Explorer'ın arayüz özelliklerine. Herhangi bir araç çubuğu yüklenmediyse, IE 7'nin kullanıcı arabirimi oldukça sade görünüyor. Kullanmadığınız ayrıntıların ayağınıza dolaşmaması genel olarak bir avantaj olsa da tarayıcı sizi ek özellikleri kullanmak konusunda motive etmiyor. Örneğin Internet Explorer 7'yi yıllarca kullanıp da ekranın sağ alt köşesinde bulunan yakınlaştırma (zoom) özelliğinden haberi olmayan birçok kullanıcı olmalı. Benzer şekilde IE 7'nin birçok özelliği farklı yerlerine gizlenmiş durumda.
Microsoft'un tarayıcısının RSS okuma konusunda fena bir performans sergilemediğini söyleyebiliriz. Fakat bu özellik de olmadık bir yere gizlenmiş durumda. RSS okuma özelliği "Özet akışları" adı altında Sık Kullanılanlar bölümünün içinde yer alıyor. Bu özellik böyle olmadık bir yere gizlenmek yerine daha el altında bir yere yerleştirilebilirdi. Örneğin Firefox bu konuda gayet başarılı. Internet Explorer 7'nin XML dosyalarını biçimlendirmek ve görüntülemek konusunda gayet başarılı olduğunu belirtmekte yarar var. IE 7'de sekmelerin kullanımı da oldukça verimli şekilde düzenlenmiş. İstediğiniz sayıda sekmeye farklı açılış sayfaları yerleştirebiliyorsunuz.
Firefox 3.0.5
Öncelikle Internet Explorer dışındaki tüm tarayıcıların lE'nin sağladığı temel özellikleri sağlamakta olduklarını belirtelim. Yani Microsoft'un tarayıcısıyla baş edemeyecek ya da bir adım ileriye gitmeyecek hiç kimse "bu piyasada ben de varım" demiyor. Internet Explorer'ın yaygınlığı yüzünden "alternatif tarayıcılar" olarak anılan grubun en çok kullanılan üyesi Firefox, dünyada internet kullanan her beş kişiden birinin tercihi olmuş durumda. Önemli bir çoğunluğun hangi tarayıcıyı kullandığını önemsemediğini düşünürsek, Firefox'un Internet Explorer karşısında ciddi bir zafer kazandığını söyleyebiliriz. Çünkü tarayıcısını bilinçli şekilde seçen kitlenin büyük çoğunluğu Firefox kullanıyor. Firefox'u incelerken değinilmesi gereken ilk özellik, tarayıcının eklentilerle geliştirilebiliyor oluşu. Standart web tarayıcınıza bambaşka özellikler katabilen bu eklentiler dünyanın çeşitli yerlerindeki birçok gönüllü ve profesyonel geliştirici tarafından hazırlanıyor, http://addons.mozilla.org adresinden ulaşılabilen sayısız eklentiyi kullanarak, tarayıcınızı kendi ihtiyaçlarınıza tam anlamıyla yanıt verir bir hale getirebilirsiniz. Ayrıca Firefox için en ilgi çekici tarayıcı eklentilerini bulmak hiç de zor değil. Web'de kısa bir aramayla birçok blog ve web sitesinden bu konuda öneriler bulabilirsiniz. Biz de zaman zaman en ilgi çekici Firefox eklentilerini bir araya toplayan makaleler hazırlıyoruz. Firefox'ta eklentiler olmadan da kullanıcının işini kolaylaştıran birçok özellik mevcut. Örneğin adres çubuğunun sağ tarafında bulunan yıldızı kullanarak beğendiğiniz bir sayfayı kolayca işaretleyebiliyor, yer imlerine ekleyebiliyorsunuz. Daha önce yer imlerine eklemiş olduğunuz bir sayfada bu yıldıza tıklamanız durumunda, yer iminin adını ve adresini kolayca değiştirebiliyorsunuz. Firefox'un kullanışlı indirme yöneticisi, web'deki çeşitli kaynaklardan indirilmekte olan dosyalarınızı kolayca yönetmenizi sağlıyor.
Firefox'un adres çubuğu diğer tarayıcılara göre daha akıllı diyebiliriz. Çünkü Firefox'ta daha önce ziyaret etmiş olduğunuz bir adrese gitmek için çubuğuna yalnızca sitenin sayfa başlığını yazmanız da yeterli olabiliyor. Tarayıcı geçmiş kayıtlarına bakarak daha önce ziyaret edilmiş ilgili sayfaları öneriyor. Adres çubuğuyla ilgili önemli bir özellik daha mevcut. Hemen her tarayıcıda olduğu gibi Firefox'ta da adres çubuğuna URL'ler dışında her hangi sözcükler yazdığınızda, bu sözcükler varsayılan arama motorunda aranıyor. Fakat burada Firefox'ta bu özellik biraz daha gelişmiş durumda. Adres çubuğuna bilindik bir web sitesiyle özdeşleşmiş sözcükler girdiğinizde, tarayıcı arama yapmak yerine doğrudan gitmek istediğiniz sayfaya yönleniyor. Örneğin adres çubuğuna "Milliyet" yazdığınızda Firefox'un www.milliyet.com.tr adresini açtığını göreceksiniz. Google'ın iş birliğiyle hayata geçmiş olan bu özellik, birçok kişinin gözünden kaçmış olabilir.
Firefox, otomatik açılan pencereleri engelleme, dahili arama ve kişisel bilgilerin kolayca temizlenebilmesi gibi tüm tarayıcılarda standart olan özellikleri kullanıcısına sunuyor. Ayrıca bir önceki kullanımda tarayıcı sağlıklı şekilde kapanmadıysa size önceki oturumunuzu kurtarmayı önerebiliyor. Yani olmadık zamanda kilitlenen bilgisayarınızı yeniden başlatırsanız, Firefox'ta açık olan sayfalarınızı kaybetmemiş oluyorsunuz.
Opera 9.63Tüm tarayıcılar içinde göze en çok hitap edenin Opera olduğunu söyleyebiliriz. Opera'nın arayüzü gerçekten çok hoş bir tasarıma sahip. Tasarım, göze hitap etmesinin yanı sıra kullanım kolaylığı da sağlıyor.
Tarayıcının üst kısmında sekme başlıklarının solunda bulunan "panolar" simgesinin altında bir anlamda Opera'nın bütün artıları yatıyor. Elbette bu simgeye tıklamadan önce de Opera'nın gayet başarılı bir tarayıcı olduğu söylenebilir ama bu simgenin altında yatanlar belki de Opera'yı sizin gözünüzde piyasanın en iyi tarayıcısı yapabilir.
Yukarıdan aşağıya doğru bakacak olursak ilk olarak Yer İmleri panosunu görüyoruz. Opera'nın yer imleri, kullanışlı arama özelliğiyle diğer tarayıcılardan ayrılıyor. Tarayıcınızı yıllarca kullanacağınız düşünülürse sayısız adresi yer imlerine eklemeniz ve sonrada bunların içinde aradığınızı bulamamanız ihtimali doğuyor. Opera'nın yer imlerinde arama özelliği sayesinde bunu dert etmenize gerek yok.
İkinci pano olan Bileşenler'e girdiğinizde, Opera'nın geliştirilebilir yönüyle tanışıyorsunuz. Opera için hazırlanmış olan bileşenler (widget'lar) Firefox'un eklentileri kadar büyük bir güç yaratmasalar da tarayıcınızı kendi ihtiyaçlarınız doğrultusunda geliştirmenize olanak tanıyor. Bileşenler panosunun içindeki Ekle düğmesine tıklayarak gönüllü geliştiriciler tarafından hazırlanmış birçok bileşene ulaşabiliyorsunuz. Opera'nın bir diğer panosu da web'de sörf yaparken not almanızı sağlıyor. Sörf sırasında not almanız gereken şeyler için bir Word dosyası açmak ya da Windows'un Not Defteri'ni kullanmak yerine tarayıcınızda bulunan bu özelliği kullanmak hayatınızı kolaylaştırabilir. Özellikle aldığınız notları ileride tekrar sörf sırasında kullanacaksanız, Opera'nın Notlar bölümünü denemenizde fayda var.
Opera, rakibi Firefox'a benzer bir indirme yöneticisine sahip. İndirdiğiniz dosyaları yönetmek için FlashGet ya da Free Download Manager benzeri ek bir program kullanmak yerine tarayıcınızın bu özelliğinden faydalanabilirsiniz. Opera'nın indirme yöneticisi yarım kalan indirmeleri devam ettirebildiği gibi Torrent dosyalarını da destekliyor. Tarayıcınızdan BitTorrent konusunda elbette Vuze'de olduğu gibi yüksek bir performans beklememelisiniz ama iş gördüğünü söyleyebiliriz. BitTorrent üzerinden dosya indirme işlemlerini arada sırada yapanlar için Opera'nın dahili indirme yöneticisi yeterli olabilir. Yer İmlerindeki arama özelliğinin aynısı Geçmiş bölümünde de bulunuyor. Daha önce ziyaret ettiğiniz bir sayfayı tekrar bulmak Opera ile çok kolay.
Son olarak Opera'nın en ilgi çekici özelliklerinden biri olan dâhili RSS okuyucusuna değinmemiz gerekiyor. Web'deki çeşitli haber kaynaklarını ve blog'ları RSS üzerinden takip etmeyi seviyorsanız bu özelliği mutlaka denemelisiniz. Opera'nın RSS okuyucusu Outlook benzen yapısıyla oldukça kullanışlı.
Google Chrome
Tarayıcı piyasasındaki en yeni isim, Google'ın Chrome'u. Geçtiğimiz yıl Google'dan şaşırtıcı bir hamle olarak gelen Chrome, diğer Google ürünlerinin aksine çok kısa zamanda beta aşamasını tamamlayarak 1 numaralı kararlı sürümüne kavuştu. Elbette Google'ın bir tarayıcı üretmesi ilgi çekici bir durumdu ve çok sayıda kullanıcı Chrome'u hemen denedi. Google'ın ana sayfasında yer alan tanıtım bağlantıları da Chrome'un bir anda dişe dokunur bir kullanıcı sayısına ulaşmasını sağladı. 2009'yılına girerken bir yaşını doldurmamış olan Chrome, tarayıcı piyasasında yüzde birlik bir dilimi ele geçirmişti bile. Tarayıcıyı diğer rakiplerinden ayıran en belirgin özelliğinin sade yapısı olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar Google geliştiricileri Chrome'u lanse ederken sayfaları hızlı yorumlamasını ön plana çıkardıysa da tasarım özellikleri kullanıcıların daha çok ilgisini çekti. Google Chrome'un oldukça sade ve hafif bir arayüzü bulunuyor. Öyle görünüyor ki, şirket kullanıcıların web sayfalarıyla olan ilişkileri sırasında çeşitli araç çubukları ve tarayıcı eklentilerinin araya girmesini istemiyor. Örneğin yüklenmekte olan sayfanın adres bilgisi diğer tarayıcılarda durağan şekilde bulunan durum çubuğunda gösterilirken, Chrome'da pencerenin en alt sol kısmında geçici olarak görünüp kayboluyor. Tarayıcıyı açtığınız ilk anda, varsayılan olarak geçmişte en çok ziyaret ettiğiniz sayfaların ön izlemesini görüyorsunuz. Bunlardan birine tıklayarak zaman kazanmanız amaçlanmış. Bunun özellikle salon bilgisayarlarında, bilgisayarın fare ve klavye yerine uzaktan kumandayla kontrol edildiği durumlarda çok kullanışlı olabilir. Fare demişken Chrome'un fare ile kontrolde bazı kolaylıklar sağladığını belirtmeden geçmeyelim. Bazı eylemleri fareyle yapmanız sağlanarak kolaylık yaratılmış. Örneğin tarayıcıda açık olan bir sekmeyi farenin sol tuşunu basılı tutarak pencere dışına sürüklediğinizde, sayfa yeni bir Chrome penceresinde açılabiliyor.
Chrome'un ayrıca "yeterli" diyebileceğimiz bir indirme yöneticisi var. Bu araç sayesinde dosyaların indirilmesini istediğiniz zaman durdurup daha sonra yeniden başlatabiliyorsunuz.
Son Söz
Tarayıcılar elbette birçok farklı açıdan karşılaştırabilir. Biz burada kullanıcıyı en çok ilgilendiren, öne çıkan özellikleri üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalıştık. Windows'la birlikte gelen Internet Explorer işletim sistemine gömülü olmasının avantajını kullanırken diğer tarayıcılar farklı bakış açılarına sahip geliştiricilerin hayata geçirdiği ek özelliklerle farklılaşıyor. İnternette sıkça zaman geçiren okuyucularımıza Internet Explorer'm yanında Firefox, Opera, Chrome ve hatta Safari'yi kurup denemelerini öneriyoruz. Firefox, eklentileriyle; Opera'ysa diğer tarayıcılarda bulunmayan bazı kullanım özellikleriyle ön plana çıkıyor.
Kaynak Burası

Sareri Hovin Mernem
İnsanı alıp götüren bir ses Lena Chamamyan ve süper bir şarkı Sareri Hovin Mernem
Sözlerin meali :
dağların rüzgarına öleyim
yarimin boyuna öleyim
bir yıldır ki görmemişim
görenin gözüne öleyim
durmuşum gelemiyorum
dolmuşum ağlayamıyorum
bir yıldır ki görmemişim
görenin gözüne öleyim
Şarkının youtube sonuçları için burdan
Şarkının türkçesi için (Gulbahar Uluer-Turnam) burdan buyrun
umarım şarkı sizde de aynı etkiyi yaratır. Lena Chamamyan albümlerini isteyenler bana ulaşsın :)
Şevval kardeşimin istegiyle :( albümü burdan indirebilirsiniz )
Sözlerin meali :
dağların rüzgarına öleyim
yarimin boyuna öleyim
bir yıldır ki görmemişim
görenin gözüne öleyim
durmuşum gelemiyorum
dolmuşum ağlayamıyorum
bir yıldır ki görmemişim
görenin gözüne öleyim
Şarkının youtube sonuçları için burdan
Şarkının türkçesi için (Gulbahar Uluer-Turnam) burdan buyrun
umarım şarkı sizde de aynı etkiyi yaratır. Lena Chamamyan albümlerini isteyenler bana ulaşsın :)
Şevval kardeşimin istegiyle :( albümü burdan indirebilirsiniz )

Blog Ödüller
En iyi blog yarışması
İlki 2008 yılında gerçeleşen Blog Ödülleri, kategorilerinin en iyi blogların internet kullanıcılarının oylarıyla seçileceği bir yarışmadır.
Türkiye'deki sosyal medyanın gelişimine katkıda bulunmak amacıyla organize edilen Blog Ödülleri, sürekli ve özgün blog içeriğini artırmayı ve böylece Türkiye'de internet sektörünün de ilerlemesine yardımcı olmayı hedefliyor. Türkiye'de sayısı 1,5 milyonu bulan ve sosyal medyanın en önemli parçalarından birisi haline gelen blogların ödüllendirilmesi, hem kaliteli blog içeriğinin teşvik edilmesi, hem de ülkemizdeki internet kullanıcılarının kendi beğenilerine uygun blogları tanımaları için fırsat sağlamaktadır.
Daha fazla bilgi ve kategoriler için burdan
İlki 2008 yılında gerçeleşen Blog Ödülleri, kategorilerinin en iyi blogların internet kullanıcılarının oylarıyla seçileceği bir yarışmadır.
Türkiye'deki sosyal medyanın gelişimine katkıda bulunmak amacıyla organize edilen Blog Ödülleri, sürekli ve özgün blog içeriğini artırmayı ve böylece Türkiye'de internet sektörünün de ilerlemesine yardımcı olmayı hedefliyor. Türkiye'de sayısı 1,5 milyonu bulan ve sosyal medyanın en önemli parçalarından birisi haline gelen blogların ödüllendirilmesi, hem kaliteli blog içeriğinin teşvik edilmesi, hem de ülkemizdeki internet kullanıcılarının kendi beğenilerine uygun blogları tanımaları için fırsat sağlamaktadır.
Daha fazla bilgi ve kategoriler için burdan
Hadise'nin Düm Tek Tek Klibi Yasaklandı
Moskova’da yapılacak olan Eurovision şarkı yarışmasında Türkiye’yi “Düm Tek Tek” şarkısıyla temsil edecek olan Hadise’nin klibi geçtiğimiz günlerde Metin Arolat yönetmenliğinde çekildi.
Takım elbise ve kravatla kamera karşısına geçen, ardından ise dansçı kızların üstündeki kıyafeti yırtmasıyla birlikte beyaz şortu ve bustiyeriyle göbek dansı yapan Hadise’nin klibinin TRT tarafından seksi olduğu gerekçesiyle kabul edilmediği öne sürüldü. İlk kez TRT’de gösterilmesi planlanan klip ise önceki gece internete düştü ve binlerce kez tıklandı. Klibin TRT’nin isteği üzerine yeniden çekileceği iddia edildi.
Yasaklı Klibi izlemek için burdan buyrun
Takım elbise ve kravatla kamera karşısına geçen, ardından ise dansçı kızların üstündeki kıyafeti yırtmasıyla birlikte beyaz şortu ve bustiyeriyle göbek dansı yapan Hadise’nin klibinin TRT tarafından seksi olduğu gerekçesiyle kabul edilmediği öne sürüldü. İlk kez TRT’de gösterilmesi planlanan klip ise önceki gece internete düştü ve binlerce kez tıklandı. Klibin TRT’nin isteği üzerine yeniden çekileceği iddia edildi.
Yasaklı Klibi izlemek için burdan buyrun

Kameralar önünde öldü
Ölüm anını medyaya satan TV yıldızı erken kutlanan anneler gününde oğullarıyla vedalaşamadan hayata gözlerini yumdu.
Hastalık sürecini, düğününü ve ölüm anını medyaya satan İngiliz TV yıldızı Jade Goody, bu sabaha karşı uykusunda öldü.
Ölümünden sonra kameraların karşsına çıkan annesi, "Ölürken huzurluydu, acı çekmedi" dedi. Üvey babası da "Jade çok cesur bir kızdı" şeklinde konuştu.

Hastalık sürecini, düğününü ve ölüm anını medyaya satan İngiliz TV yıldızı Jade Goody, bu sabaha karşı uykusunda öldü.
Ölümünden sonra kameraların karşsına çıkan annesi, "Ölürken huzurluydu, acı çekmedi" dedi. Üvey babası da "Jade çok cesur bir kızdı" şeklinde konuştu.


Üşüyen Ayaklar
Van'da terör mağduru ailelerin bulunduğu semtte, yırtık ayakkabılarıyla medyanın gündemine gelen ilköğretim okulu öğrencileri, kurdukları “Üşüyen Ayaklar” futbol takımıyla il birincisi oldu.
Van'a göçle gelen ailelerden oluşan Beyüzümü Mahallesi'ndeki Vali Adnan Darendeliler İlköğretim Okulu'nda, futbol takımı kuran öğrenciler zor koşullarda müsabakalara hazırlanarak, Milli Eğitim Bakanlığı Okul İçi Beden Eğitimi tarafından düzenlenen ilköğretim okullarıarası futbol müsabakasında, il birinciliğini kazandı.

Takım, 16-18 Mart tarihleri arasında Erzurum'da düzenlenen müsabakalarda, yıldızlar kategorisinde, rakiplerini eleyerek grup birincisi olmayı başardı. Üşüyen Ayaklar Futbol Takımı, Nisan ayında Osmaniye'de yapılacak karşılaşmalarda da aynı başarıyı göstermesi halinde, Çorum'da yapılacak Türkiye finaline katılacak.
YARDIM MALZEMELERİYLE ÇALIŞTILAR
Zor şartlar altında müsabakalara hazırlandıklarını belirten takım kaptanı Nazmi Önal, futbol sahası bulunmadığı için okulun yakınındaki boş arazide antrenman yaptıklarını söyledi.
Önal, okullarında lastik ya da yırtık ayakkabı ile okula giden öğrencilerle ilgili basında yer alan haberler üzerinde bol miktarda yardım malzemesi gönderildiğini anlatarak, bu yardım malzemeleri arasında yer alan spor malzemelerinin çalışmalarını kolaylaştırdığını kaydetti.
Daha önce spor ayakkabısı ve diğer spor malzemeleri bulunmadığı için büyük sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Önal, gönderilen yardımlar sayesinde takım arkadaşlarının büyük bir istekle müsabakalara hazırlandığını vurguladı.
Erzurum'da elde ettikleri başarının ardından nisan ayında Osmaniye'de yapılacak müsabakalara katılacaklarını belirten Önal, “arkadaşlarıma güveniyorum, çünkü bu müsabakalara büyük bir istekle hazırlandık. Bu başarıyı bekliyorduk. Sonucunu da alacağız” dedi.
Bir süre önce medyada yırtık ayakkabılarıyla görüntüleri yayınlanan Vali Adnan Darendeliler İlköğretim Okulu öğrencileri için gazeteler kampanya başlatmış, Türkiye genelinden çok sayıda giyim malzemesi okula gönderilmişti.
Van'a göçle gelen ailelerden oluşan Beyüzümü Mahallesi'ndeki Vali Adnan Darendeliler İlköğretim Okulu'nda, futbol takımı kuran öğrenciler zor koşullarda müsabakalara hazırlanarak, Milli Eğitim Bakanlığı Okul İçi Beden Eğitimi tarafından düzenlenen ilköğretim okullarıarası futbol müsabakasında, il birinciliğini kazandı.

Takım, 16-18 Mart tarihleri arasında Erzurum'da düzenlenen müsabakalarda, yıldızlar kategorisinde, rakiplerini eleyerek grup birincisi olmayı başardı. Üşüyen Ayaklar Futbol Takımı, Nisan ayında Osmaniye'de yapılacak karşılaşmalarda da aynı başarıyı göstermesi halinde, Çorum'da yapılacak Türkiye finaline katılacak.
YARDIM MALZEMELERİYLE ÇALIŞTILAR
Zor şartlar altında müsabakalara hazırlandıklarını belirten takım kaptanı Nazmi Önal, futbol sahası bulunmadığı için okulun yakınındaki boş arazide antrenman yaptıklarını söyledi.
Önal, okullarında lastik ya da yırtık ayakkabı ile okula giden öğrencilerle ilgili basında yer alan haberler üzerinde bol miktarda yardım malzemesi gönderildiğini anlatarak, bu yardım malzemeleri arasında yer alan spor malzemelerinin çalışmalarını kolaylaştırdığını kaydetti.
Daha önce spor ayakkabısı ve diğer spor malzemeleri bulunmadığı için büyük sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Önal, gönderilen yardımlar sayesinde takım arkadaşlarının büyük bir istekle müsabakalara hazırlandığını vurguladı.
Erzurum'da elde ettikleri başarının ardından nisan ayında Osmaniye'de yapılacak müsabakalara katılacaklarını belirten Önal, “arkadaşlarıma güveniyorum, çünkü bu müsabakalara büyük bir istekle hazırlandık. Bu başarıyı bekliyorduk. Sonucunu da alacağız” dedi.
Bir süre önce medyada yırtık ayakkabılarıyla görüntüleri yayınlanan Vali Adnan Darendeliler İlköğretim Okulu öğrencileri için gazeteler kampanya başlatmış, Türkiye genelinden çok sayıda giyim malzemesi okula gönderilmişti.
Demirci Kawa Efsanesi
Nevruz’un tarihsel kökenine inildiğinde günümüzden yaklaşık 4350 yıl gerilere dayanan bir geçmişinin olduğu görülmektedir. Bu dönemde Gutilerin tapınaklarda Zagmuk adında bir bayram yaptıkları bilinmektedir. Zagmuk da ‘Yeni gün’ anlamındadır. Zagmuk bayramı törenlerinde ateşler yakılır ve kral halkın arasına girer. Daha sonraki yüzyıllarda Zagmuk geleneğinin Zerdüştlükte de ortaya çıktığı görülür ve bu tören gelenekleri Gutilerden sonra Hurriler, Kassitler, Mitaniler, Urartular ve Medler zamanında da korunur.
Bugün Nevruz efsanesi olarak bilinen ve özgürlük tutkusuyla bütünleşmiş olan Demirci Kawa efsanesi şöyledir:

Bundan çok eski zamanlar öncesinde, daha yeryüzünde kimsenin olmadığı dönemlerde Zervan isimli tanrının iki oğlu olmuştur. Birinin adı Hürmüzdür ve bereket ve ışık saçan anlamına gelmektedir. Diğerininki ise ise Ehrimandır ve kötülük ve kıtlık saçan anlamındadır. Fırat ve Dicle’nin yaşam bulduğu, Ahura Mazda’nın kutsadığı topraklarda Hürmüz hep iyinin ve uygarlığın temsilcisi, Ehriman da onun karşıtı olmuştur.
Hürmüz, dünyada kendisini temsil etmesi için Zerdüşt’ü gönderir ve yüreğini sevgi ile doldurur. Zerdüşt ise buna karşılık oğullarını ve kızlarını Hürmüz’e hediye eder. Ehriman bu durumu kıskanır ve yüzyıllar boyunca sürecek olan iyilerle savaşına başlar. Tüm iyilere, Zerdüşt’ün soyuna ve iyiliklere Medya coğrafyasındaki yaşamı çekilmez bir duruma getirir. Ehriman bazen gökten ateşler yağdırır bazen fırtınalar koparır ve iyiliğe ve iyilere hep zulm eder. En sonunda da içindeki nefreti ve kötülük zehrini zalim Kral Dehak’ın beynine akıtır ve onu bir bela olarak Asur ve Med halkının üzerine salar. Dehak’ın bildiği tek şey kötülük etmektir. Zalim Dehak halkının kanını emerken beynindeki zehir bir ura dönüşür ve onu ölümcül bir hastalığın pençesine düşürür. Dehak acılar içinde kıvranırak yataklara düşer ve hastalığına bir türlü çare bulanamaz. Dönemin doktorları acılarının dinmesi ve yarasının kapanması ve hastalaığıjnın iyileşmesi için yaraya genç ve çocukların beyinlerinin sürülmesini önerirler. Böylece kürtlerin yaşadığı coğrafyada aylarca hatta yıllarca süren bir katliam başlar; her gün zorla anne babalarındna alınan iki gencin kafası kesilip beyinleri merhem olarak Dehak’ın yarasına sürülür. Bu katliam sürerken, sıra Med halkının çocuklarına gelir. Gençler öldükçe Fırat’ın, Dicle’nin, Mezrabotan’ın hali perişan ve içler acısıdır. Halk çaresiz ve güçsüz düşmüştür. Gençler katledilirken sıra bir gün daha önce bu şekilde 17 oğlunu kaybetmiş olan Kawa adındaki demircinin en küçük oğluna gelmiştir
Hergün kürt gençleri Dehak'ın askerleri tarafından başlari kesilmek üzere götürülürken Kawa'nın aklına başkaldırı fikri gelir ve bu konuyu etrafında güvendiği bir kaç kişiye açıklar. Demirci dükkâninda demirden savaş malzemeleri olarak Gürz-ü Kember, Kér gibi araçlar yapar ve bir taraftan da baskaldırı için etrafındakileri eğitir.Bu hareket yavaş yavaş yayılmaya başlar. Mart ayının 20'sini 21 'ine baglayan gece zalim Dehak'a karşı direniş başlar. O gece kralın sarayı direnişçiler tarafından ele geçirilir. Aynı zamanda bu direniş Dehak'ın egemenliğindeki bütün topraklarda devam eder. Direnişçiler kendi aralarinda dağlar da ateş yakarak haberleşmekteydiler. Direniş bittiginde Kawa'nın halk harekâtı Dehak'ı ve yönetimini devirir. Sevinçle dağlara koşan halk bu ateşlerin etrafında oynamaya başlar.
Bir diğer söylentiye göre de Kawa, 20 Mart'ı 21 Mart'a bağlayan gece sabaha kadar demir ocağının başında sabahlar ve oğlunu zalim Dehak’ın katlinden kurtarmak için çareler düşünürken imdadına göğün yedinci katındaki iyiliğin temsilcisi Hürmüz, Ninowa'lı Kawa'nın yüreğini sevgi ve umutla doldurur ve bileğine güç, aklına ışık verir. Ona Zalim Dehak'tan kurtuluşun yolunu öğretir. 21 Mart sabahı, gün doğduğunda, Kawa oğlunu kendi eliyle Dehak’a teslim etmek ister ve zulmün ve kötülüğün kalesi olan Dehak'ın sarayına girer. Oğlunu zalim Dehak’ın huzuruna çıkarırken yanında getirdiği örsünü Dehak’ın kafasına vurur. Dehak’ın ölü bedeni Demirci Kawa’nın önüne düştüğü anda kötülüğün alevi Ninowa’da söner. Kısa sürede bütün Ninowa ve bölge halkı isyan eder ve ateşler yakarak saraya yürürler. Zulme karşı isyanı başlatan Kawa, demir ocağında çalışırken giydiği yeşil, sarı, kırmızı önlüğünü isyanın bayrağı, ocağındaki ateşi ise özgürlük meşalesi yapar. Ninowa cayır cayır yanarken meşaleler elden ele dolaşır, dağ başlarında ateşler yakılır ve kurtuluş coşkusu günlerce devam eder. Zalim Dehak’tan kurtulan halklar 21 Mart’ı özgürlüğün, kurtuluşun ve halkların bayramı olarak kutlar. Demirci Kawa; başkaldırı kahramanı, Nevruz ise; direniş ve başkaldırı günü olarak tarihe geçer.
Kaynak : wikipedia
Bugün Nevruz efsanesi olarak bilinen ve özgürlük tutkusuyla bütünleşmiş olan Demirci Kawa efsanesi şöyledir:

Bundan çok eski zamanlar öncesinde, daha yeryüzünde kimsenin olmadığı dönemlerde Zervan isimli tanrının iki oğlu olmuştur. Birinin adı Hürmüzdür ve bereket ve ışık saçan anlamına gelmektedir. Diğerininki ise ise Ehrimandır ve kötülük ve kıtlık saçan anlamındadır. Fırat ve Dicle’nin yaşam bulduğu, Ahura Mazda’nın kutsadığı topraklarda Hürmüz hep iyinin ve uygarlığın temsilcisi, Ehriman da onun karşıtı olmuştur.
Hürmüz, dünyada kendisini temsil etmesi için Zerdüşt’ü gönderir ve yüreğini sevgi ile doldurur. Zerdüşt ise buna karşılık oğullarını ve kızlarını Hürmüz’e hediye eder. Ehriman bu durumu kıskanır ve yüzyıllar boyunca sürecek olan iyilerle savaşına başlar. Tüm iyilere, Zerdüşt’ün soyuna ve iyiliklere Medya coğrafyasındaki yaşamı çekilmez bir duruma getirir. Ehriman bazen gökten ateşler yağdırır bazen fırtınalar koparır ve iyiliğe ve iyilere hep zulm eder. En sonunda da içindeki nefreti ve kötülük zehrini zalim Kral Dehak’ın beynine akıtır ve onu bir bela olarak Asur ve Med halkının üzerine salar. Dehak’ın bildiği tek şey kötülük etmektir. Zalim Dehak halkının kanını emerken beynindeki zehir bir ura dönüşür ve onu ölümcül bir hastalığın pençesine düşürür. Dehak acılar içinde kıvranırak yataklara düşer ve hastalığına bir türlü çare bulanamaz. Dönemin doktorları acılarının dinmesi ve yarasının kapanması ve hastalaığıjnın iyileşmesi için yaraya genç ve çocukların beyinlerinin sürülmesini önerirler. Böylece kürtlerin yaşadığı coğrafyada aylarca hatta yıllarca süren bir katliam başlar; her gün zorla anne babalarındna alınan iki gencin kafası kesilip beyinleri merhem olarak Dehak’ın yarasına sürülür. Bu katliam sürerken, sıra Med halkının çocuklarına gelir. Gençler öldükçe Fırat’ın, Dicle’nin, Mezrabotan’ın hali perişan ve içler acısıdır. Halk çaresiz ve güçsüz düşmüştür. Gençler katledilirken sıra bir gün daha önce bu şekilde 17 oğlunu kaybetmiş olan Kawa adındaki demircinin en küçük oğluna gelmiştir
Hergün kürt gençleri Dehak'ın askerleri tarafından başlari kesilmek üzere götürülürken Kawa'nın aklına başkaldırı fikri gelir ve bu konuyu etrafında güvendiği bir kaç kişiye açıklar. Demirci dükkâninda demirden savaş malzemeleri olarak Gürz-ü Kember, Kér gibi araçlar yapar ve bir taraftan da baskaldırı için etrafındakileri eğitir.Bu hareket yavaş yavaş yayılmaya başlar. Mart ayının 20'sini 21 'ine baglayan gece zalim Dehak'a karşı direniş başlar. O gece kralın sarayı direnişçiler tarafından ele geçirilir. Aynı zamanda bu direniş Dehak'ın egemenliğindeki bütün topraklarda devam eder. Direnişçiler kendi aralarinda dağlar da ateş yakarak haberleşmekteydiler. Direniş bittiginde Kawa'nın halk harekâtı Dehak'ı ve yönetimini devirir. Sevinçle dağlara koşan halk bu ateşlerin etrafında oynamaya başlar.
Bir diğer söylentiye göre de Kawa, 20 Mart'ı 21 Mart'a bağlayan gece sabaha kadar demir ocağının başında sabahlar ve oğlunu zalim Dehak’ın katlinden kurtarmak için çareler düşünürken imdadına göğün yedinci katındaki iyiliğin temsilcisi Hürmüz, Ninowa'lı Kawa'nın yüreğini sevgi ve umutla doldurur ve bileğine güç, aklına ışık verir. Ona Zalim Dehak'tan kurtuluşun yolunu öğretir. 21 Mart sabahı, gün doğduğunda, Kawa oğlunu kendi eliyle Dehak’a teslim etmek ister ve zulmün ve kötülüğün kalesi olan Dehak'ın sarayına girer. Oğlunu zalim Dehak’ın huzuruna çıkarırken yanında getirdiği örsünü Dehak’ın kafasına vurur. Dehak’ın ölü bedeni Demirci Kawa’nın önüne düştüğü anda kötülüğün alevi Ninowa’da söner. Kısa sürede bütün Ninowa ve bölge halkı isyan eder ve ateşler yakarak saraya yürürler. Zulme karşı isyanı başlatan Kawa, demir ocağında çalışırken giydiği yeşil, sarı, kırmızı önlüğünü isyanın bayrağı, ocağındaki ateşi ise özgürlük meşalesi yapar. Ninowa cayır cayır yanarken meşaleler elden ele dolaşır, dağ başlarında ateşler yakılır ve kurtuluş coşkusu günlerce devam eder. Zalim Dehak’tan kurtulan halklar 21 Mart’ı özgürlüğün, kurtuluşun ve halkların bayramı olarak kutlar. Demirci Kawa; başkaldırı kahramanı, Nevruz ise; direniş ve başkaldırı günü olarak tarihe geçer.
Kaynak : wikipedia

Internet Explorer 8
Internet Explorer 8 gelen özellikler :
Gelişmiş Arama
Daha akıllı arama yapın ve sık kullandığınız arama sağlayıcısından daha kesin sonuçlar elde edinin.
Daha İyi Güvenlik ve Gizlilik
Kimlik avı ve kötü amaçlı yazılım yüklemelerinden daha iyi korunmak istemez misiniz? Bu özel hediye için daha gizli bir çevrimiçi tarama yapmanız mı gerekiyor? Kimlik hırsızlığı ve gizliliğiniz konusunda endişe mi duyuyorsunuz? Windows Internet Explorer'ın en yeni sürümü bu olası tehditler ve daha fazlası için çözüm bulmak amacıyla tasarlanmıştır.
Artırılmış Performans
Internet Explorer 8 tarayıcıyı başlatma, yeni bir sekme açma veya bir sayfa yükleme gibi en önemli alanlarda web'de gezinme deneyimini daha hızlı, daha hassas hale getiren pek çok performans geliştirmesi içerir.
Daha fazla bilgi için burdan, yüklemek için burdan
Gelişmiş Arama
Daha akıllı arama yapın ve sık kullandığınız arama sağlayıcısından daha kesin sonuçlar elde edinin.
Daha İyi Güvenlik ve Gizlilik
Kimlik avı ve kötü amaçlı yazılım yüklemelerinden daha iyi korunmak istemez misiniz? Bu özel hediye için daha gizli bir çevrimiçi tarama yapmanız mı gerekiyor? Kimlik hırsızlığı ve gizliliğiniz konusunda endişe mi duyuyorsunuz? Windows Internet Explorer'ın en yeni sürümü bu olası tehditler ve daha fazlası için çözüm bulmak amacıyla tasarlanmıştır.
Artırılmış Performans
Internet Explorer 8 tarayıcıyı başlatma, yeni bir sekme açma veya bir sayfa yükleme gibi en önemli alanlarda web'de gezinme deneyimini daha hızlı, daha hassas hale getiren pek çok performans geliştirmesi içerir.
Daha fazla bilgi için burdan, yüklemek için burdan

Yaşam Arsızı
Bu, bir trafik kazasında, anne ve babasının ölümlerine şahitlik eden üç kız kardeşin, hayatlarının yokoluşunun gerçek hikayesidir. Kazanın yarattığı travma sonrasında, iki kız kardeş zihin sağlığını kaybeder ve en büyük kız kardeş onlara, iki çocuğu ve alkolik kocası ile bakmak zorunda kalır. Çözümsüzlükler büyük kız kardeşi pavyonlara sürükler, kardeşleri ve çocukları arasında seçim yapmaya zorlar. Bu film, umursamaz sistemde tutunamayan iki şizofren kardeş ve onların ablalarının hayata tutunma çabasını çarpıcı bir biçimde gözler önüne serer...
Filmin Resmi Sitesi için burdan

Filmin Resmi Sitesi için burdan

The Zeitgeist Movement
ilk defa 2007 yılında internetten gösterimine başlanılan Zeitgeist: The Movie belgeseli, o zamandan bu güne kadar milyonlarca kişi tarafından izlendi.
film; din, para, ekonomi, 11 eylül, medya, sınıf ve düzen ayrımcılığı, yarattılan kapitalist bir dünya, savaşlar, savaşların asıl nedenleri, eşitsizlik vb. konuları ele alıyor.
filmin bu denli bir çığ gibi yayılmasındaki başlıca sebebi, izleyip de filmin etkisinde (haklı olarak) kalan bağımsız kişi ve topluluklar aracılığı ile yayılması ve gösterimler düzenlenmesidir.

Zeitgeist movie filmini burdan izleyebilirsiniz.
Diğer Film için Burdan
Filmler hakkında daha fazla bilgi ve indirmek için Burdan
film; din, para, ekonomi, 11 eylül, medya, sınıf ve düzen ayrımcılığı, yarattılan kapitalist bir dünya, savaşlar, savaşların asıl nedenleri, eşitsizlik vb. konuları ele alıyor.
filmin bu denli bir çığ gibi yayılmasındaki başlıca sebebi, izleyip de filmin etkisinde (haklı olarak) kalan bağımsız kişi ve topluluklar aracılığı ile yayılması ve gösterimler düzenlenmesidir.

Zeitgeist movie filmini burdan izleyebilirsiniz.
Diğer Film için Burdan
Filmler hakkında daha fazla bilgi ve indirmek için Burdan

OKULUMUZA TUVALET
"OKULUMUZA TUVALET"
Eğitilmiş insanlar, bir milletin en büyük öz sermayesidir. Ne yazık ki, Türkiye'de zor şartlar altında eğitim ve öğrenim gören öğrencilerimiz var. Örneğin; yıllardır türlü yetersizlikler içerisinde öğrenim gören köy ilköğretim okulu öğrencileri...Sınıf mevcudu 10 kişiden, tek derslikten ve tek öğretmenden oluşan bu eğitim yuvalarında yarının geleceği olan çocuklarımız yetişmeye çalışıyor. Ulaşımın binbir güçlükle sağlandığı, çağımızın olmazsa olmazı cep telefonunun bile çekmediği bu bölgelerde, öğrenciler fedekar öğretmenlerimiz tarafından yarına hazırlanıyor.
Gelin görün ki bu eğitim yuvaları fiziki olarak bir çok eksikliğe sahne oluyor. Bunların başında da tuvalet gereksinimi geliyor. Öğretmeni ve öğrencisiyle türlü zorluklar içerisinde geleceğe hazırlanan bu bir avuç insan, çağa uygun olmayan şartlar altında öğrenim görmekte. Bu fiziki zorunluluğun ve modern çağın gerektirdiği tuvalet ihtiyacının eksikliğinin ne denli önemli olduğunun farkındayız. Bu eksikliğin olduğu bir çok Anadolu köy okulu olduğunuda biliyoruz.
'Okulumuza Tuvalet' projesini hayata geçiren bizler, pilot uygulama olarak Adıyaman'ın Gerger İlçesinde bulunan Karük İlköğretim Okulunun öğrencileri için tuvalet binası inşa etmeyi düşünüyoruz. Öğrenciler tuvalet ihtiyaçlarını tarla vb. gibi yerlerde gidermek zorunda kalıyor. Türkiye'ye yakışmayan bu sıkıntı önce HABERTURK'te, daha sonra İstanbul'da Hayat'ta haber oldu.
Sonuç olarak; basında sürekli güncel tutmaya çalışacağımız proje ile Türkiye'de çağa uygun olmayan köy okulu kalmayacaktır. Proje, öğrencilerin sadece tuvalet binası ihtiyacını gidermekle kalmayacak kırtasiye, diş macunu, kitap vb. gib ihtiyaçlarını da karşılamaya çalışacaktır. Web sitemizde sıkıntılı okulların, öğretmenlerimizin duyurusu yayınlanacak, malzeme vs. sponsor olarak okullara destek veren firmalara teşekkür bölümümüz de yer alacaktır. Projeye gerekli ilgiyi gösterip, eğitim yolunda öğrencilerimizin elinden tutacağınıza inanıyoruz.
Destekleriniz için : Burdan
Eğitilmiş insanlar, bir milletin en büyük öz sermayesidir. Ne yazık ki, Türkiye'de zor şartlar altında eğitim ve öğrenim gören öğrencilerimiz var. Örneğin; yıllardır türlü yetersizlikler içerisinde öğrenim gören köy ilköğretim okulu öğrencileri...Sınıf mevcudu 10 kişiden, tek derslikten ve tek öğretmenden oluşan bu eğitim yuvalarında yarının geleceği olan çocuklarımız yetişmeye çalışıyor. Ulaşımın binbir güçlükle sağlandığı, çağımızın olmazsa olmazı cep telefonunun bile çekmediği bu bölgelerde, öğrenciler fedekar öğretmenlerimiz tarafından yarına hazırlanıyor.
Gelin görün ki bu eğitim yuvaları fiziki olarak bir çok eksikliğe sahne oluyor. Bunların başında da tuvalet gereksinimi geliyor. Öğretmeni ve öğrencisiyle türlü zorluklar içerisinde geleceğe hazırlanan bu bir avuç insan, çağa uygun olmayan şartlar altında öğrenim görmekte. Bu fiziki zorunluluğun ve modern çağın gerektirdiği tuvalet ihtiyacının eksikliğinin ne denli önemli olduğunun farkındayız. Bu eksikliğin olduğu bir çok Anadolu köy okulu olduğunuda biliyoruz.
'Okulumuza Tuvalet' projesini hayata geçiren bizler, pilot uygulama olarak Adıyaman'ın Gerger İlçesinde bulunan Karük İlköğretim Okulunun öğrencileri için tuvalet binası inşa etmeyi düşünüyoruz. Öğrenciler tuvalet ihtiyaçlarını tarla vb. gibi yerlerde gidermek zorunda kalıyor. Türkiye'ye yakışmayan bu sıkıntı önce HABERTURK'te, daha sonra İstanbul'da Hayat'ta haber oldu.
Sonuç olarak; basında sürekli güncel tutmaya çalışacağımız proje ile Türkiye'de çağa uygun olmayan köy okulu kalmayacaktır. Proje, öğrencilerin sadece tuvalet binası ihtiyacını gidermekle kalmayacak kırtasiye, diş macunu, kitap vb. gib ihtiyaçlarını da karşılamaya çalışacaktır. Web sitemizde sıkıntılı okulların, öğretmenlerimizin duyurusu yayınlanacak, malzeme vs. sponsor olarak okullara destek veren firmalara teşekkür bölümümüz de yer alacaktır. Projeye gerekli ilgiyi gösterip, eğitim yolunda öğrencilerimizin elinden tutacağınıza inanıyoruz.
Destekleriniz için : Burdan
Hotmail için POP3 Desteği
Microsoft'un ücretsiz e-posta servisi olan Hotmail'i, Outlook veya Thunderbird gibi araçlarda da kullanabilmenizi sağlayan izin çıktı.
Daha önce sadece ücretli hesaplara ve bazı ülkelere sunulan bu hizmet, artık tüm dünyaya açılmış durumda. Outlook veya Thunderbird gibi e-posta istemcisi yazılımlarda da Windows Live Hotmail kullanmanıza olanak sunan bu hizmetten faydalanmak için aşağıdaki gibi ayar yapmanız gerekiyor.
O Ayarlar
POP Sunucusu: pop3.live.com (Port 995)
POP SSL desteği: Evet
Kullanıcı adı: Sizin adresiniz. Örneğin: yourname@hotmail.com
Parola:Hotmail hesabınız için kullandığınız parola
SMTP sunucusu: smtp.live.com (Port 25 or 587)
Doğrulama (Authentication required): Evet
TLS/SSL: Evet
SDN'den alıntı
Daha önce sadece ücretli hesaplara ve bazı ülkelere sunulan bu hizmet, artık tüm dünyaya açılmış durumda. Outlook veya Thunderbird gibi e-posta istemcisi yazılımlarda da Windows Live Hotmail kullanmanıza olanak sunan bu hizmetten faydalanmak için aşağıdaki gibi ayar yapmanız gerekiyor.
O Ayarlar
POP Sunucusu: pop3.live.com (Port 995)
POP SSL desteği: Evet
Kullanıcı adı: Sizin adresiniz. Örneğin: yourname@hotmail.com
Parola:Hotmail hesabınız için kullandığınız parola
SMTP sunucusu: smtp.live.com (Port 25 or 587)
Doğrulama (Authentication required): Evet
TLS/SSL: Evet
SDN'den alıntı

Zevkli bir oyun
Gün içindeki stresten kurtulmak, kafa dagıtmak için eğlenceli bir site Spelgrim...
İnternet üzerinden kurulum gerektirmeden oyun oynayabileceginiz eğlenceli,hızlı bit site
site'de ki en güzel oyun büyücü oyunu tavsiye ederim :):)
İnternet üzerinden kurulum gerektirmeden oyun oynayabileceginiz eğlenceli,hızlı bit site
site'de ki en güzel oyun büyücü oyunu tavsiye ederim :):)

Anladım ( Can Yücel )
Bunca zaman bana anlatmaya
çalıştığını,kendimi
bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu
varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,
okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden
anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün
kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak
koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında
gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını
anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla
ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde
anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir
tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her
damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler
terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği
gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! ''
diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum''
diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir
çocukmuş,her düştüğünde zırıl
zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı
sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye
haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş
bir gün affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istediğimde
anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
kadar sevmekmiş
çalıştığını,kendimi
bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu
varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,
okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden
anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün
kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak
koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında
gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını
anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla
ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde
anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir
tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her
damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler
terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği
gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! ''
diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum''
diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir
çocukmuş,her düştüğünde zırıl
zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı
sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye
haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş
bir gün affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istediğimde
anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
kadar sevmekmiş
Sinema tarihinin en iyi 100 filmi
Amerikan Film Enstitüsü, tüm zamanların en iyi 100 filmini yeniden belirledi. Tarihçiler, eleştirmenler ve film uzmanlarının oylarıyla hazırlanan listede ilk sırada 1941 yapımı ‘Citizen Kane - Yurttaş Kane’ yer alıyor.
Listeye göre tüm zamanların en iyi ikinci filmi ise Francis Ford Coppola’nın ‘The Godfather - Baba’ filmi. 1972 yapımı filmin başrollerini Marlon Brando ve Al Pacino paylaşmıştı.
Listenin üçüncü sırasında ise yönetmenliğini Martin Curtiz’in üstlendiği, 1942 yapımı ‘Casablanca’ var.
Martin Scorsese’nin ‘Raging Bull - Kızgın Boğa’ filmi ise tüm zamanların en iyi dördüncü filmi seçildi. 1980 yapımı filmin başrolünü Robert De Niro üstlenmişti.
Listenin 5’inci sırasına ise Gene Kelly’nin ‘Singing In The Rain - Yağmur Altında’ filmi yerleşti. 1939 yapımı ‘Gone With The Wind - Rüzgar Gibi Geçti’ ise tüm zamanların en iyi altıncı filmi oldu.
Rüzgar Gibi Geçti’yi sırasıyla ‘Arabistanlı Lawrence’, ‘Schindler’in Listesi’, ‘Vertigo’ ve ‘Oz Büyücüsü’ takip ediyor.
Amerikan Film Enstitüsü’nün belirlediği, tüm zamanların en iyi 100 filminin orijinal listesi:
1. “Citizen Kane,” 1941.
2. “The Godfather,” 1972.
3. “Casablanca,” 1942.
4. “Raging Bull,” 1980.
5. “Singin’ in the Rain,” 1952.
6. “Gone With the Wind,” 1939.
7. “Lawrence of Arabia,” 1962.
8. “Schindler’s List,” 1993.
9. “Vertigo,” 1958.
10. “The Wizard of Oz,” 1939.
11. “City Lights,” 1931.
12. “The Searchers,” 1956.
13. “Star Wars,” 1977.
14. “Psycho,” 1960.
15. “2001: A Space Odyssey,” 1968.
16. “Sunset Blvd.”, 1950.
17. “The Graduate,” 1967.
18. “The General,” 1927.
19. “On the Waterfront,” 1954.
20. “It’s a Wonderful Life,” 1946.
21. “Chinatown,” 1974.
22. “Some Like It Hot,” 1959.
23. “The Grapes of Wrath,” 1940.
24. “E.T. the Extra-Terrestrial,” 1982.
25. “To Kill a Mockingbird,” 1962.
26. “Mr. Smith Goes to Washington,” 1939.
27. “High Noon,” 1952.
28. “All About Eve,” 1950.
29. “Double Indemnity,” 1944.
30. “Apocalypse Now,” 1979.
31. “The Maltese Falcon,” 1941.
32. “The Godfather Part II,” 1974.
33. “One Flew Over the Cuckoo’s Nest,” 1975.
34. “Snow White and the Seven Dwarfs,” 1937.
35. “Annie Hall,” 1977.
36. “The Bridge on the River Kwai,” 1957.
37. “The Best Years of Our Lives,” 1946.
38. “The Treasure of the Sierra Madre,” 1948.
39. “Dr. Strangelove,” 1964.
40. “The Sound of Music,” 1965.
41. “King Kong,” 1933.
42. “Bonnie and Clyde,” 1967.
43. “Midnight Cowboy,” 1969.
44. “The Philadelphia Story,” 1940.
45. “Shane,” 1953.
46. “It Happened One Night,” 1934.
47. “A Streetcar Named Desire,” 1951.
48. “Rear Window,” 1954.
49. “Intolerance,” 1916.
50. “The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring,” 2001.
51. “West Side Story,” 1961.
52. “Taxi Driver,” 1976.
53. “The Deer Hunter,” 1978.
54. “MASH,” 1970.
55. “North by Northwest,” 1959.
56. “Jaws,” 1975.
57. “Rocky,” 1976.
58. “The Gold Rush,” 1925.
59. “Nashville,” 1975.
60. “Duck Soup,” 1933.
61. “Sullivan’s Travels,” 1941.
62. “American Graffiti,” 1973.
63. “Cabaret,” 1972.
64. “Network,” 1976.
65. “The African Queen,” 1951.
66. “Raiders of the Lost Ark,” 1981.
67. “Who’s Afraid of Virginia Woolf?”, 1966.
68. “Unforgiven,” 1992.
69. “Tootsie,” 1982.
70. “A Clockwork Orange,” 1971.
71. “Saving Private Ryan,” 1998.
72. “The Shawshank Redemption,” 1994.
73. “Butch Cassidy and the Sundance Kid,” 1969.
74. “The Silence of the Lambs,” 1991.
75. “In the Heat of the Night,” 1967.
76. “Forrest Gump,” 1994.
77. “All the President’s Men,” 1976.
78. “Modern Times,” 1936.
79. “The Wild Bunch,” 1969.
80. “The Apartment, 1960.
81. “Spartacus,” 1960.
82. “Sunrise,” 1927.
83. “Titanic,” 1997.
84. “Easy Rider,” 1969.
85. “A Night at the Opera,” 1935.
86. “Platoon,” 1986.
87. “12 Angry Men,” 1957.
88. “Bringing Up Baby,” 1938.
89. “The Sixth Sense,” 1999.
90. “Swing Time,” 1936.
91. “Sophie’s Choice,” 1982.
92. “Goodfellas,” 1990.
93. “The French Connection,” 1971.
94. “Pulp Fiction,” 1994.
95. “The Last Picture Show,” 1971.
96. “Do the Right Thing,” 1989.
97. “Blade Runner,” 1982.
98. “Yankee Doodle Dandy,” 1942.
99. “Toy Story,” 1995.
100. “Ben-Hur,” 1959.
Kaynak burda
Listeye göre tüm zamanların en iyi ikinci filmi ise Francis Ford Coppola’nın ‘The Godfather - Baba’ filmi. 1972 yapımı filmin başrollerini Marlon Brando ve Al Pacino paylaşmıştı.
Listenin üçüncü sırasında ise yönetmenliğini Martin Curtiz’in üstlendiği, 1942 yapımı ‘Casablanca’ var.
Martin Scorsese’nin ‘Raging Bull - Kızgın Boğa’ filmi ise tüm zamanların en iyi dördüncü filmi seçildi. 1980 yapımı filmin başrolünü Robert De Niro üstlenmişti.
Listenin 5’inci sırasına ise Gene Kelly’nin ‘Singing In The Rain - Yağmur Altında’ filmi yerleşti. 1939 yapımı ‘Gone With The Wind - Rüzgar Gibi Geçti’ ise tüm zamanların en iyi altıncı filmi oldu.
Rüzgar Gibi Geçti’yi sırasıyla ‘Arabistanlı Lawrence’, ‘Schindler’in Listesi’, ‘Vertigo’ ve ‘Oz Büyücüsü’ takip ediyor.
Amerikan Film Enstitüsü’nün belirlediği, tüm zamanların en iyi 100 filminin orijinal listesi:
1. “Citizen Kane,” 1941.
2. “The Godfather,” 1972.
3. “Casablanca,” 1942.
4. “Raging Bull,” 1980.
5. “Singin’ in the Rain,” 1952.
6. “Gone With the Wind,” 1939.
7. “Lawrence of Arabia,” 1962.
8. “Schindler’s List,” 1993.
9. “Vertigo,” 1958.
10. “The Wizard of Oz,” 1939.
11. “City Lights,” 1931.
12. “The Searchers,” 1956.
13. “Star Wars,” 1977.
14. “Psycho,” 1960.
15. “2001: A Space Odyssey,” 1968.
16. “Sunset Blvd.”, 1950.
17. “The Graduate,” 1967.
18. “The General,” 1927.
19. “On the Waterfront,” 1954.
20. “It’s a Wonderful Life,” 1946.
21. “Chinatown,” 1974.
22. “Some Like It Hot,” 1959.
23. “The Grapes of Wrath,” 1940.
24. “E.T. the Extra-Terrestrial,” 1982.
25. “To Kill a Mockingbird,” 1962.
26. “Mr. Smith Goes to Washington,” 1939.
27. “High Noon,” 1952.
28. “All About Eve,” 1950.
29. “Double Indemnity,” 1944.
30. “Apocalypse Now,” 1979.
31. “The Maltese Falcon,” 1941.
32. “The Godfather Part II,” 1974.
33. “One Flew Over the Cuckoo’s Nest,” 1975.
34. “Snow White and the Seven Dwarfs,” 1937.
35. “Annie Hall,” 1977.
36. “The Bridge on the River Kwai,” 1957.
37. “The Best Years of Our Lives,” 1946.
38. “The Treasure of the Sierra Madre,” 1948.
39. “Dr. Strangelove,” 1964.
40. “The Sound of Music,” 1965.
41. “King Kong,” 1933.
42. “Bonnie and Clyde,” 1967.
43. “Midnight Cowboy,” 1969.
44. “The Philadelphia Story,” 1940.
45. “Shane,” 1953.
46. “It Happened One Night,” 1934.
47. “A Streetcar Named Desire,” 1951.
48. “Rear Window,” 1954.
49. “Intolerance,” 1916.
50. “The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring,” 2001.
51. “West Side Story,” 1961.
52. “Taxi Driver,” 1976.
53. “The Deer Hunter,” 1978.
54. “MASH,” 1970.
55. “North by Northwest,” 1959.
56. “Jaws,” 1975.
57. “Rocky,” 1976.
58. “The Gold Rush,” 1925.
59. “Nashville,” 1975.
60. “Duck Soup,” 1933.
61. “Sullivan’s Travels,” 1941.
62. “American Graffiti,” 1973.
63. “Cabaret,” 1972.
64. “Network,” 1976.
65. “The African Queen,” 1951.
66. “Raiders of the Lost Ark,” 1981.
67. “Who’s Afraid of Virginia Woolf?”, 1966.
68. “Unforgiven,” 1992.
69. “Tootsie,” 1982.
70. “A Clockwork Orange,” 1971.
71. “Saving Private Ryan,” 1998.
72. “The Shawshank Redemption,” 1994.
73. “Butch Cassidy and the Sundance Kid,” 1969.
74. “The Silence of the Lambs,” 1991.
75. “In the Heat of the Night,” 1967.
76. “Forrest Gump,” 1994.
77. “All the President’s Men,” 1976.
78. “Modern Times,” 1936.
79. “The Wild Bunch,” 1969.
80. “The Apartment, 1960.
81. “Spartacus,” 1960.
82. “Sunrise,” 1927.
83. “Titanic,” 1997.
84. “Easy Rider,” 1969.
85. “A Night at the Opera,” 1935.
86. “Platoon,” 1986.
87. “12 Angry Men,” 1957.
88. “Bringing Up Baby,” 1938.
89. “The Sixth Sense,” 1999.
90. “Swing Time,” 1936.
91. “Sophie’s Choice,” 1982.
92. “Goodfellas,” 1990.
93. “The French Connection,” 1971.
94. “Pulp Fiction,” 1994.
95. “The Last Picture Show,” 1971.
96. “Do the Right Thing,” 1989.
97. “Blade Runner,” 1982.
98. “Yankee Doodle Dandy,” 1942.
99. “Toy Story,” 1995.
100. “Ben-Hur,” 1959.
Kaynak burda

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

