THY Reklam Müziği

Kevin Costner'in büyük ilgi gören reklam filminin müziğini Türk müzisyenler hazırladı. İşte MAT grubunun hikayesi.

Türk Hava Yolları'nın, Oscar ödüllü Hollywood yıldızı Kevin Costner'ın rol aldığı "Kendinizi Star Gibi Hissedeceksiniz" reklam filminin gösterimi, Türkiye'nin yanı sıra 70 ülke televizyonlarında sürüyor. Ünlü aktörün yanı sıra büyük ilgi gören ve internette dinlenme rekorları kıran reklam filminin müziğinin Türk müzisyenlerce özel olarak bestelendiği, "Feel like a star" şarkısını Galatasaray Lisesi mezunu olan MAT grubunun vokalisti Fatih Aygün'ü

Turkish Airlines

n seslendirdiği ortaya çıktı.


İşte Mat Grubu
THY'nin hizmet kalitesini anlatan yeni reklam filmi, ''Kendinizi Star Gibi Hissedeceksiniz - Feel Like A Star'' sloganı ile yayınlanıyor. Ünlü aktör Kevin Costner'in rol aldığı THY'nin yeni reklam filmi, Türkiye'nin yanı sıra 70 ülkede gösterime girdi. Reklam filmi dünya televizyonlarında yayınlanmaya devam ederken, reklamın müziği de büyük ilgi çekti. 550 sinema salonunda yayınlanan reklam filminin müziği radyolarda da sıklıkla çalınmaya başlandı.

Reklamı izleyenler Kevin Costner'ın yanı sıra reklamın müziği ile ilgileniyor. İnternette şarkıyı bulmak için binlerce kişi forumlarda birbirleriyle yazışıyor. "Feel Like A Star" (Yıldız gibi hisset) adlı müziği ilk başta söyleyenin yabancı bir şarkıcı olduğu düşünüldü. Reklamı izleyen birçok kişi de şarkının Amerikalı ünlü blues ve caz ustası Tom Waits tarafından söylendiğini düşündü. Ancak şarkıyı seslendirenlerin MAT grubu vokalisti Galatasaray Lisesi kökenli müzisyen Fatih Aygün olduğu ortaya çıktı. Ayrıca reklam müziğinin, grubun kurduğu Yosun Müzik'ten Fatih Aygün ve Korhan Uran tarafından yapıldığı belirtildi.

Yazı ve Şarkı Şevval kardeşimden alınmıştır. :)

Mat Grubu hakkında daha fazla bilgi için burdan buyrun

Feel Like A Star indirmek için burdan :





OpenID nedir ?



OpenID farklı sitelerde kullanılan birden fazla farklı kullanıcı isimleri ortadan kaldırır, internet kullanımınızı kolaylaştırır. OpenID servis sağlayıcısı seçerek ihtiyaçlarınızı en iyi ve en önemlisi en güvenilir şekilde elde edersiniz. Aynı zamanda herhangbir OpenID servis sağlayıcısı değiştirmeniz OpenID ‘nizin değişeceği anlamına da gelmez, sabit kalır. Özellikle OpenID teknolojisi

The OpenID logo

özel ya da paralı değildir, tamamen ücretsiz olması en önemli özelliğidir. İş dünyası için, OpenID düşük hesap ve şifre yönetimi ücreti demektir. Bilgisayar delileri için, OpenID açıktır, dağıtılmıştır, ücretsiz merkezi kullanıcı dijital kimlik çerçevesindedir. OpenID varolan internet teknolojisi (URI, HTTP, SSL, Diffie-Hellman) avantajlarını içerir ve insanların bloglarında, profil sayfalarında olduğu gibi kendileri için oluşturdukları kimlikleri göz önünde bulundurur. OpenID ile kullanıcı adınızla girdiğiniz bir siteden OpenID sistemini destekleyen herhangi bir başka siteye kolaylıkla bağlanabilirsiniz. OpenID hala benimsenme safhasında ve daha popüler hale geliyor. AOL, Microsoft, Sun, Novell gibi büyük orgaizasyonlar OpenID kullanıcıları kabul etmeye ve şart koşmaya başlıyorlar. Bugün yaklaşık 160 milyon OpenID kullanıcısı ve 10 bin OpenID sistemini destekleyen site mevcut durumda.

OpenID bir tekil dağıtılmış giriş sistemidir. OpenID ile uyumlu siteleri kullanmak, internet kullanıcıları kullanıcı adı ve şifre gibi geleneksel onaylama işlemlerini hatırlamalarına gerek duymayacakları anlamına gelir.
Onun yerine, kullanıcılar sadece bir önceki websiteden OpenID Kimlik sağlayıcısıyla (IdP) giriş yapmaları yeterlidir. Böylece kullanıcılar başka bir siteye giriş yaparken yeniden farklı bir kullanıcı adı ve şifre ile giriş yapmak zorunda
kalmazlar. OpenID oluşturulduğundan beri,herhangi bir internet sitesi kullanıcıların giriş yapabilmeleri için OpenID yazılımını kullanabilir. OpenID sistemi farklı web site - farklı kullanıcı bilgilerinden
kaynaklanan sorunları çözek için geliştirilmiştir.OpenID büyük web siteleri tarafından gittikçe artarak benimseniyor,
Yahoo, AOL, ve Orange gibi organizasyonlar sağlayıcı olarak görev alıyor. Ayrıca Firefox3 de yüksek öncelik verilerek birleştirilmiş OpenID desteği vardır ve OpenID , Windows CardSpace ile birlikte kullanılabilmektedir.

Daha Fazla Bilgi İçin : Burdan


Oscar’ın galibi Slumdog Millionaire

81. Oscar Akademi ödülleri, Los Angeles’daki 3 bin 500 kişilik Kodak Tiyatrosu’nda bu sabaha karşı yapılan törenle sahiplerini buldu. Sunuculuğunu Avustralyalı tiyatro ve sinema oyuncusu Hugh Jackman’ın yaptığı törende, geceye Slumdog Millionaire damgasını vurdu. Mumbai’nin kenar mahallelerinden bir çocuğun yaşam öyküsünü anlatan Slumdog Millionaire, 8 dalda birden ödül kazandı. Oscar’a 13 dalda aday gösterilen The Curious Case Of Benjamin Button 3 ödülle yetinmek zorunda kaldı. Brad Pitt’in başrolünü üstlendiği, yaşlı doğan ve gittikçe gençleşen bir ABD’linin hayatını konu alan film, en iyi sanat yönetmenliği, en iyi makyaj ve en iyi görsel efekt dallarında ödül aldı.

81. OSCARLAR’IN SAHİPLERİ
Gecede, 25 kategorinin en iyileri belirlendi. Ödül listesi şöyle:
EN İYİ FİLM
Video: Slumdog Millionaire

Cover of "Slumdog Millionaire"


EN İYİ YÖNETMEN
Video: Danny Boyle (Slumdog Millionaire)

EN İYİ KADIN OYUNCU
Video: Kate Winslet (The Reader)

EN İYİ ERKEK OYUNCU
Video: Sean Penn (Milk)

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU
Video: Penélope Cruz (Vicky Cristina Barcelona)

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Video: Heath Ledger (The Dark Knight)

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO
Video: Dustin Lance Black (Milk)

EN İYİ UYARLAMA SENARYO
Video: Simon Beaufoy (Slumdog Millionare)

EN İYİ ANİMASYON FİLM
Video: Andrew Stanton (Wall-E)

EN İYİ KISA ANİMASYON FİLM
Video: Kunio Kato (La Masion En Petit Cubes)

EN İYİ SANAT YÖNETMENİ
Video: Donald Graham Burt (The Curious Case of Benjamin Button)

EN İYİ KOSTÜM
Video: Michael O’Connor (The Duchess)

EN İYİ MAKYAJ
Video: Greg Cannom (The Curious Case of Benjamin Button)

EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ
Video: Anthony Dod Mantle (Slumdog Millionaire)

EN İYİ KISA FİLM
Video: Jochen Alexander Freydank (Spielzeugland)

EN İYİ BELGESEL VE KISA BELGESEL
Video: James Marsh ve Simon Chinn (Man On Wire) ve Megan Mylan (Smile Pinki)

EN İYİ GÖRSEL EFEKT
Video: Eric Barba, Steve Preeg, Burt Dalton ve Craig Barron (The Curious Case of Benjamin Button)

EN İYİ SES MONTAJI VE MİKSAJI
Video: Richard King (The Dark Knight) ve Ian Tapp, Richard Pryke ve Resul Pookutty (Slumdog Millionare)

EN İYİ KURGU
Video: Chris Dickens (Slumdog Millionare)

EN İYİ FİLM MÜZİĞİ
Video: A.R. Rahman (Slumdog Millionare)

EN İYİ ŞARKI
Video: “Jai Ho” (Söz: Gulzar, Beste: A.R. Rahman - Slumdog Millionare)

ÖZEL ÖDÜL
Video: Jerry Lewis

EN İYİ YABANCI FİLM
Yojiro Takita (Departures-Japonya)

Kaynak : burda



GMail Drive ve GSpace

Bilgisayarım doldu taştı diyenler için iki alternatif program. Azcıkda olsa ( 7 gb alan ) verilen alan sizi rahatlata bilir ve dosyalarınıza istediginiz bilgisayardan ulaşabilirsiniz.




1-GMail Drive

Boyut : 153 Kb
Kullanım İzni : Ücretsiz (Freeware)



Tanıtım:
Bu program ile artık 2GB'lık taşınabilir belleğiniz olacak.

Arama motoru devlerinden Google'ın 2GB'lık e-postasını bir FTP sunucusu gibi kullanabilirsiniz. Bu yazılımı innDirip kurduğunuzda, Bilgisayarım simgesi altında sizin HHD'lerinizin yanında bir de GMail Drive diye bir harddisk olduğunu göreceksiniz. İşte o alanı kendi harddiskiniz gibi kullanabilirsiniz. Dosya transferi, dosya silme gibi işlemleri yerine getirebilirsiniz.

GMail Drive's integration with Windows Explore...


Programı indirmek için burdan buyrun

2-Gspace

Gmail'in kullanıcılarına sağlamış olduğu yaklaşık 4 GB'lık dosya alanını sabit diskinize ek olarak kullanmak ister misiniz?

Sabit diskinizin GB'larca belleğini doldurmuşsanız veya doldurmak üzereyseniz sizin için ekstradan gelen bir bellek çok şey ifade eder. Gmail'in dosya alanını saklamak için kullanıcılarına vermiş olduğu 4 GB'lık alanı sabit diskiniz olarak kullanıp belleğinizi biraz olsun rahatlatmak istiyorsanız Gspace adlı eklentiyi kullanabilirsiniz.

Yazının tamamı ve kurulum için burdan






Site Analizi

Web sitesinizin ziyaret analizini yapabileceginiz gayet güzel ve anlaşılır bir site
Son 12 içinde benim blogun ziyaret analizi bir kısmı
clipped from www.sitemeter.com
Uyusuk Pasa
This Year's Visits and Page Views by Month
This Year's Visits and Page Views by Month
sitemeter

Google kayıp Atlantis'i buldu!

Google bunu da yaptı. Kayıp kıtayı buldu. Atlantis'in olduğu varsayılan yerler Google Ocean'la incelendi ve işte bu fotoğraf çekildi.

Google Earth'le çalışan bir uygulama olan Google Ocean'da yapılan bir araştırmada kayıp kıta Atlantis'in olduğu varsayılan yerler incelendi ve ilginç bir bulguya ulaşıldı.

İngiliz Telegraph gazetesinde yer alan habere göre Kanarya Adaları yakınlarında Batı Afrika sahiline 620 mil (997 kilometre) uzaklıkta bir nokta kayıp kıta Atlantis olduğu sanılan harabelerin izine rastlandı.

Google Ocean'da tespit edilen ve insan eliyle yapılmış kusursuz bir dikdörtgene benzeyen "gizemli" şekillerin Atlantis olabileceği tahmin ediliyor. Galler bölgesinde olduğu tespit edilen dikdörtgenin bir mühendis tarafından belirlendiği bildiriliyor. 4 kilometre derinlikte olan dikdörtgen yapı, mimari çizimleri andıran bir harita şeklinde ve birbirini direkt kesen, rahatlıkla görülebilen çizgilere sahip.






Kaynak: internethaber.com

Facebook Gizlilik Ayarı

herkesin profilinizi görmesini istemiyorsanız facebook'taki bu 10 ayara gözatmalısınız.

1-Arkadaş listesini düzenleme
Arkadaş listesindeki kişileri aile, okul, iş vs. gibi başlıklar altıda toplamalısınız. Bunu yapmamızdaki amaç; "Sabahattin Dayımın Düğünü albümündeki fotoğrafları yanlızca aile listesindeki kişiler görsün" gibi ayarları yapabilmektir.

Liste oluşturmak için; Arkadaşlar kısmına gelip sol taraftaki "yeni liste ekle düğmesine basıp liste adını yazmalı, sonra tek tek o listeye alacağınız arkadaşlarınızı seçmelisiniz.

2-Facebook arama sonuçlarından profilinizi çıkarın
Bunun için gizlilik kısmına gelip, "Arama Görünürlüğü" ayarını değiştirmeli ve "Değişiklikleri Kaydet" butonuna basmalısınız.
a

Facebook's new homepage features a login form ...

rama sonucu ayarları

Yazının Devamı için Burdan Buyrun



2009 Oscar Adayları

Cover of "Changeling"

2009 yılı Oscar ödülü adayları Los Angeles’ta açıklandı. “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında açıklanan adaylar arasında Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği “Üç Maymun” filmi yer alamadı.
81. Akademi Ödülleri töreni, 22 Şubat Pazar gecesi NTV’den de canlı olarak yayınlanacak.

BAŞLICA KATEGORİLERDEKİ OSCAR ADAYLARI

En iyi film:

The Curious Case of Benjamin Button
Frost/Nixon
Milk
The Reader
Slumdog Millionaire

En iyi kadın oyuncu:

Anne Hathaway (Rachel Getting Married)
Angelina Jolie (Changeling)
Melissa Leo (Frozen River)
Meryl Streep (Doubt)
Kate Winslet (The Reader)

En iyi erkek oyuncu:

Sean Penn (Milk)
Brad Pitt (The Curious Case of Benjamin Button)
Frank Langella (Frost/Nixon)
Richard Jenkins (The Visitor)
Mickey Rourke (The Wrestler)

En iyi yardımcı kadın oyuncu:

Amy Adams (Doubt)
Penelope Cruz (Vicky Cristina Barcelona)
Viola Davis (Doubt)
Taraji P. Henson (The Curious Case of Benjamin Button)
Marisa Tomei (The Wrestler)

En iyi yardımcı erkek oyuncu:

Josh Brolin (Milk)
Robert Downey Jr. (Tropic Thunder)
Philip Seymour Hoffman (Doubt)
Heath Ledger (The Dark Knight)
Michael Shannon (Revolutionary Road)

En iyi yönetmen:

David Fincher (The Curious Case of Benjamin Button)
Ron Howard (Frost/Nixon)
Gus Van Sant (Milk)
Stephen Daldry (The Reader)
Danny Boyle (Slumdog Millionaire)

En iyi yabancı film:

The Baader Meinhof Complex (Almanya)
The Class (Fransa)
Departures (Japonya)
Revanche (Avusturya)
Waltz With Bashir (İsrail)

En iyi uyarlanmış senaryo:

Eric Roth and Robin Swicord (The Curious Case of Benjamin Button)
John Patrick Shanley (Doubt)
Peter Morgan (Frost/Nixon)
David Hare (The Reader)
Simon Beaufoy (Slumdog Millionaire)

En iyi özgün senaryo:

Courtney Hunt (Frozen River)
Mike Leigh (Happy-Go-Lucky)
Martin McDonagh (In Bruges)
Dustin Lance Black (Milk)
Andrew Stanton, Jim Reardon and Pete Docter (WALL-E)

Uzun metrajlı animasyon:

Bolt
Kung Fu Panda
WALL-E

Uzun metrajlı belgesel:

The Betrayal (Nerakhoon)
Encounters at the End of the World
The Garden
Man on Wire
Trouble the Water



NTV' den alıntıdır.




Aşk'ın Tanımı

Aşk neymiş öğrenelim bakalım...

Sesini duyduğunuz anda avuçlarınız terlemeye kalbiniz deli gibi çarpmaya başlıyorsa...
bu aşk değil HOŞLANMAK'tır
-
Ellerinizi ondan çekemiyor sürekli dokunmak sarılmak istiyorsanız..
Bu aşk değil ARZULAMAK'tır
-
Yanınızda bir tek o olduğu için onu istiyorsanız....
Bu aşk değil YALNIZLIK'tır
-
Herkes onunla olmanızı beklediği için onunlaysanız...
Bu aşk değil SADAKAT tir
-
Size sıcak, yakın davrandığı için onunlaysanız...
Bu aşk değil KENDİNE GÜVENSİZLİK'tir
-
Üzülmesini istemediğiniz için onunlaysanız...
Bu aşk değil ACIMAK'tır
-
Ona değer verdiğiniz için hatalarını hoş görüyorsanız..
Bu aşk değil ARKADAŞLIK'tır
-
Bütün gün ondan başka hiçbir şey düşünmediğinizi söylüyorsanız..
Bu aşk değil KOCA BİR YALAN'dır
-
Onun iyiliği için kendinizden çok Şey feda edebiliyorsanız...
Bu aşk değil YARDIMSEVERLİK'tir
-
O üzgünken sizin de kalbiniz acıyorsa...
İşte bu AŞK'tır
-
Tarif edemediğiniz bir çekim yüzünden ondan bir türlü kopamadığınızı düşünüyorsanız..
İşte bu AŞK'tır
-
O herkese güçlü görünmesine rağmen içindeki zayıflığı hissedebiliyorsanız..
İşte bu AŞK'tır
-
Başkalarını da çekici bulmanıza rağmen hiç pişmanlık duymadan onunla kalmaya devam edebiliyorsanız..
İşte bu AŞK'tır


Clipmarks Nedir ?

Ne İşe Yarıyor?
Clipmarks, firefox’un getting started sayfasında tanıtılmasıyla birlikte daha çok ses getirdi. Bu eklenti ile herhangi bir web sayfasındaki kopyalamak istediğiniz öğeleri kopyala yapıştır yapmadan saklayabilir ve paylaşabilirsiniz. Clipmarks ile metin,resim ve videoları pratik bir şekilde saklamanız, paylaşmanız hatta doğrudan kendi blogunuza göndermeniz mümkün. Bunları doğrudan mail atabileceğiniz gibi, yazı ve resimlerin doğrudan çıktısını almanız da mümkün. Böylece sayfanın tamamını yazdırmak yerine, sadece sizin istediğiniz ve sayfanın farklı yerlerinden seçtiğiniz öğelerin yazdırıyor, daha sade ve anlaşılır bi belge elde etmekle kalmayıp aynı zamanda da mürekkep tasarrufu yapmış oluyorsunuz…

Nasıl Kullanılıyor?
Clipmarks eklentisi yüklendikten sonra adres çubuğunun sağ tarafına bir ikon ekliyor (Yeşil fonda beyaz ataç ikonu) Herhangi bir web sayfasındayken bu ikonu tıkladığınızda, clipmarks etkin hale geliyor ve imleci sayfadaki öğelerin üzerine götürdüğünüzde o alanı turuncu çerçeve içerisine alıyor. Eğer isterseniz fare ile daha özel bir alanı seçmeniz de mümkün. Resimlerin üzerine tıklayarak, videolarınsa sağ üst köşesindeki ‘clip video’ linkine tıklayarak seçebiliyorsunuz. Saklamak istediğiniz öğeleri seçme işlemini bitirdiğinizde, clipmarks etkinleştirdiğinizde sayfanın en üstünde çıkan bardan “click here when done clipping” kısmına tıklamanız gerekiyor. Karşınıza dört seçenek çıkıyor.

* Save Clip seçeneğine tıklarsanız, clipmarks hesabınıza kaydetmeniz için gerekli olan ekran çıkıyor. Tabi bunun için öncelikle üye olmalısınız. Böylece istediğiniz herhangi bir bilgisayardan sakladığınız öğelere kolayca erişebilirsiniz. Clipmarks size http://clipmarks.com/clipper/kullanıcıadı şeklinde bir sayfa veriyor böyle buradan istediğiniz öğeleri paylaşabiliyor veya hesabınıza giriş yapabiliyorsunuz.
* Email Clip seçeneği ile seçtiğiniz öğeleri istediğiniz adrese mail olarak gönderebilirsiniz. Bu bölümden gmail, yahoo, aol ve hotmail adres listenizi içeri aktarmanız da mümkün.
* Blog Clip seçeneği ile ise, seçtiklerinizi wordpress, blogger, livejournal, movabla type, typepad, vox, myspace ve facebook’ta doğrudan yayınlayabilirsiniz. Tabi bunun için ilgili sistemi seçip kullanıcı bilgilerinizi girmeniz gerekiyor.
* Print Clip seçeneği ile ise seçtiğiniz yazı ve resimlerin şık bir çıktısını alabilirsiniz. Çok kullanışı olan bu özellik sayesinde bir sayfanın istenilen alanlarının çıktısını kolayca almanız mümkün.

Programı kurmak için Burdan

Youtube videolarını izleyemiyorsanız burdan buyrun






Kadınların Dili

BÜKÇE DİLİ NEDİR

KADIN DİLİ

Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, "Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim." dedim. Deniz kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum. Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan kaptı. Hoş beşten sonra konuya giriyorum.

Oğlum haftaya düğünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor.
Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi birden bire kızardı. Kerata ne anlatacağımı zannettiyse!
-Baba ben yirmi altı yaşındayım, bazı şeyleri biliyorum artık.
-Ah senin o biliyorum zannettiğin konularda da çok bilmediğin çıkacak ama ben o konulardan bahsetmeyeceğim. Keşke konuşabilseydik ama henüz o kadar modern olamadım.
Rahat bir nefes aldı. Bu arada yemeklerimiz de geldi. Oğlumla şöyle keyif yaparak muhabbet edelim bakalım.
-Kaç dil biliyorsun oğlum sen?
-İngilizce, Fransızca, bir de Türkçe'yle üç =il oluyor.
-Bugün ben sana dördüncü dili öğreteceğim. Dilin adı Bükçe. Kadınlar tarafından kullanılır. Sen buna "kadın dili" de diyebilirsin.
Güldü. Güldüğü zaman benim yanağımdaki gibi küçük bir gamzesi var, o ortaya cıkıyor.
-Kadınların ayrı bir dili mi var?
-Tabii ki. Eğer kadın dilini bilirsen bir kadınla yaşamak dünyanın en büyük zevkidir, ama bu dili bilmezsen hayatın kararabilir. O yüzden bir kadınla mutlu olmak isteyen her erkek Bükçe'yi öğrenmeli.

İyi de niye Bükçe?
-Çünkü kadınlar konuşurken, genellikle söyleyecekleri sözü net söylemezler. Eğip bükerler; onun için dilin adını ;Bükçe" koydum.
-"Bükçe zor bir dil mi baba?" diye sordu gülerek.
-Bana bak, çok önemli bir konu ama eğleniyor gibisin, biraz ciddiye al. Bir kadınla mutlu olmak istiyorsan bu dili bilmen çok önemli. Çünkü kadınlar sözü bükerek bükçe konuşurlar sonra da senin sözün doğrusunu anlamanı beklerler. Felsefesini anlarsan kolay, anlamazsan zor. Mesela Çinli bir karın var, sen karına sürekli Fransızca "seni seviyorum" diyorsun ama karın hiç Fransızca anlamıyor. Fransızca "seni seviyorum" un onun için bir anlamı yoktur. Ona Çince seni seviyorum dediğinde seni anlayabilir.
-Tamam baba, haklısın ciddiyetle dinliyorum. Peki, sence kadınlar neden bizimle aynı dili konuşmuyorlar, söyleyeceklerini direkt söylemiyorlar ?
-Bence bir kaç sebebi var. Birincisi, duygusal oldukları için, hayır cevabı alıp kırılmaktan korktuklarından sözlerini de dolaylı söylüyorlar. İkincisi, kadınlar dünyaya annelikle donanımlı olarak gönderildikleri için onların iletişim yetenekleri çok güçlü.
-Bu konuda biz erkeklerden bir sıfır öndeler yani.
-Ne bir sıfırı oğlum, en az on sıfır öndeler. Düşünsene, henüz konuşmayan, küçük bir çocuğun bile yüz ifadesinden ne demek istediğini hemen anlıyorlar. İşin kötüsü kendileri leb demeden leblebiyi anladıkları için biz erkekleri de kendileri gibi zannediyorlar. Onun için leb deyip bekliyorlar. Hatta bazen, leb demek zorunda kaldıkları için bile kızarlar. "Niye leb demek zorunda kalıyorum da o düşünmüyor?" diye canları sıkılır.
-Biz de bazen Canan'la böyle sorunlar yaşıyoruz. "Niye düşünmedin?" diye kızıyor bana.
-Kızarlar oğlum, kızarlar. Kadınlar ince düşüncelidirler, detaycıdırlar, küçük şeyler gözlerinden hiç kaçmaz. Bizim de kendileri gibi düşünceli olmamızı beklerler, fakat erkekler onlar gibi değil. Biz bütüne odaklıyız, onlar detaya. Beyinlerimiz böyle çalışıyor.
-Ne olacak baba o zaman, yok mu bu işin çaresi?
-Var dedik ya oğlum, Bükçe'yi öğreneceksin, bunun için buradayız. Hazır mısın?
-Hazırım baba.
-Bükçe bol kelime kullanılan bir dildir. Biz erkeklerin on kelime ile anlattığı bir konu, Bükçe'de en az yüz kelime ile anlatılır. Dinlerken sabırlı olacaksın. Mesela karın o gün kendine elbise aldı, diyelim. Bunu sana "Bugün bir elbise aldım." diye söylemez. Elbise almak için dışarı çıktığı -ndan başlar, kaç mağazaya gittiğinden, almak için kaç elbise denediğinden, indirimlerden, yolda gördüğü tanıdıklarından, alırken yaptığı pazarlıktan devam eder ve sana kocaman bir hikaye anlatır.
-Hikaye dili yani.
-Aynen öyle. Sen akıllı bir erkek olarak ona asla, "Hikaye anlatma, ana fikre gel, kısa kes." demeyeceksin. Böyle bir şey dediğinde bittin demektir. İster öyle de, istersen "seni sevmiyorum." de. İki durumda da "seni sevmiyorum" demiş olacaksın.
-Ne alakası var baba "seni sevmiyorum" demekle "kısa anlat" demenin?
-Çok alakası var. Kadınlar dinlenmedikleri zaman sevilmediklerini düşünürler.
-Bu önemli. Bükçe'de dinlemek sevmektir diyorsun.
-Aynen öyle. Devam edelim. Bükçe ima dolu bir dildir. Kadınlar konuşurken bir şeyler ima etmeyi severler. Biz erkekler de imalı konuşuyoruz diye düşünürler ve gözlerimizle onlara ne demek istediğimizi çözmeye çalışırlar. Oysa erkeklerin ima yeteneği pek gelişmemiştir. Bizim kastımız söylediğimiz şeydir.
-Geçen hafta Canan bana "Bir kaç kilo daha versem gelinliğin içinde daha iyi duracağım." dedi. Ben de "Böyle de iyisin." dedim. Canı sıkıldı, bir kaç saat surat astı. ";Neyin var?" diye sordum. "Hiçbir şeyim yok." dedi. Sence nerede hata yaptım?
-"Böyle de iyisin" derken o "de" ekini orda kullanmamalıydın. Canan bunu şöyle anlamıştır. "Böyle de fena sayılmazsın, eh işte, idare edersin ama tabi daha da iyi, daha da güzel olabilirsin."
-Peki ne demem gerekiyordu?
-Şunu hiç unutma. Kadınlar kendileri ile ilgili, giysileri ile ilgili ya da aileleri ile ilgili bir soru soruyorlarsa, kesinlikle iltifat bekliyorlardır. Es kaza eleştirmeye kalkarsan yandın. Bunu hiç unutmazlar. O gün "Hayatım sen zaten Çok güzelsin, kilo vermeye falan bence ihtiyacın yok." deseydin, günün zehir olmazdı. Mesela bir gün kucağına oturup "Ağır mıyım?" derse sakın ;Evet, biraz" falan deme "Hayır" de. Yoksa bir daha kucağına oturmaz.
-Yani diyorsun ki bir kadın her daim güzeldir, her giydiği yakışır ve her kadının annesi bir hanımefendi, babası da beyefendidir. Bana ne yaparlarsa yapsınlar.
-Aferin oğlum, çok hızlı anlıyorsun bana çekmişsin. Kadının, kendi anne babasıyla sorunu olsa, kendi eleştirir ama asla senin eleştirmeni kabul etmez. Bunu kendine hakaret olarak alır.
-Ve asla unutmazlar, değil mi?
-Aynen öyle. Yıllar once annene, annesi için "Biraz cimri." demiştim. Hala "Sen benim annemi sevmezsin." der ve annesi bize bir şey aldığında gözüme sokar, en çok göreceğim yere koyar.
-Hadi o konularda dilimi tutarım da, şu ima işini çözmek zor geldi.
-Zor gibi ama biraz gayret edersen çözersin. En önemlisi imaları anlayacaksın ama "Sen şunu mu demek istiyorsun?" diye asla yüzüne vurmayacaksın.
-Anladım. Anlayacaksın ama anladığını belli etmeyeceksin. Buna şöyle de diyebiliriz. O beni iğnelediğinde "Niye bana iğne batırıyorsun?" Diye sormayacağım, o iğneyi ben kendi kendime batırmışım gibi yapacağım.
-Güzel ifade ettin oğlum. Mesela dün öğlen annen beni aradı. "Akşama tok mu geleceksin?" diye sordu. Beni biliyorsun akşam yemeklerinde hep evdeyimdir. Kırk yılda bir dışarıda yerim onu da haber veririm. Tabi ben hemen anladım annenin ne demek istediğini. "Tok gel, yemekle uğraşmak istemiyorum" demek istiyor. Anladım ama tabi "Ne demek istiyorsun?" demedim.
-Dün çok yorulmuştu baba, düğün alışverişine çıkmıştık.
-Bunun pek çok sebebi olabilir. Yorulmuş olabilir, bir kabul gününden tok gelmiş olabilir, bin beş yüzüncü diyetine başlamış ve o gün yemekle uğraşmak istemiyor olabilir. Ama bunu biz erkekler gibi kısa yoldan "Canım benim karnım tok, sen de dışarıda bir şeyler ye, ya da yorgunum, gelirken bir seyler getir yiyelim." demez. Sanki böyle derse, iyi ev kadını rütbesi =ozlanacak, mevki kaybedecek. İlla Bükçe anlatacak, asık bir yüzle karşılaşmamak için senin de anlaman gerekiyor. "Hayır, evde yiyeceğim ama istersen hazır bir şeyler alıp geleyim, ne dersin?"dedim. "Tamam." dedi. Döneri sever biliyorsun, dün eve giderken, ekmek arası döner yaptırdım. Onun dönerini de porsiyon yaptırdım. Bunu düşündüğüm için ayrıca sevindi. O da diyette, düğünde daha zayıf görünme derdinde bu sıralar.
-Bu Bükçe'de kısa konuşma yok mu =aba?
-Var ama yerinde olsam hiç tercih etmezdim. Kadın konuşmuyorsa ya da kısa konuşuyorsa kesin ciddi bir sorun var demektir. Mesela baktın canı sıkkın, soruyorsun, "Neyin var?" diye. "Hiçbir şeyim yok." diyorsa, aman bir şeyi yokmuş diye bırakma. Yoksa az sonra, çok ilgisiz olduğundan yakınarak, ağlamaya başlar.
-Bükçe'de "Hiçbir şey yok." demek ";Çok şey var, benimle ilgilen." demek oluyor, o zaman.
-Evet. Biz erkekler "Bir şey yok." diyorsak ya gerçekten bir şey yoktur, sadece başımızı dinlemek istiyoruzdur ya da bir sey vardır ama; "Şu anda konuşacak bir şey yok." diyoruzdur. Her ikisinde de konuşmak istemiyoruzdur. Ama kadınlar ilgiyi sevgi olarak gördükleri için "Bana değer veriyorsan, ilgilen ki anlatayım." demek istiyordur. Çok nadiren gerçekten anlatmak istemiyor olabilir, o zaman da fazla üstüne varıp bunaltmayacaksın tabi.
-Bir arkadaşım da "Kadınların 'Peki.' demesi tehlikelidir" demişti.
-Doğru. Bir kadının ağzından çıkan kuru bir 'peki', 'olur', 'tamam' her zaman tehlikelidir. Bu Bükçe'de "Şimdi tamam diyorum ama acısını daha sonra çıkaracağım." demektir. Sana en kısa zamanda kesin bir ceza keser. Fakat pekinin yanında "Peki canım, olur hayatım" gibi bir hoşluk ekliyorsa korkmaya gerek yok.
-Zor bir dil baba.
-Yok yok gözün korkmasın, her yabancı dil gibi. İlk başlarda biraz çalışacaksın, pratik yapacaksın, bazen hatalar yapacaksın, dikkat edeceksin sonra otomatiğe bağlanırsın. Kolay yanı şu; senin bükçe konuşman gerekmiyor. Dili anlaman yeterli.
-Anlamak da pek kolay değil ama.
-Korkma, o kadar zor değil. En önemli kuralları ben sana öğretiyorum zaten. Devam edelim. Kadınlar istediklerini söylemek zorunda kalınca, düşünemediğimiz için biz erkeklere kızarlar ve konuşurken suçlayarak konuşurlar; fakat suçladıklarının farkında olmazlar. Sitem ediyoruz zannederler.
-Nasıl yani?
-Mesela, karın sana "Ne zamandır dışarı çıkmadık." derse bunu suçlama olarak üstüne alma, canı seninle gezmek istiyordur, bunu sen düşünüp teklif etmediğin için kalbi kırılmıştır. Maksadı seni suçlamak değildir. "Daha geçenlerde gezmeye gittik." gibi bir savunmaya girme. "Tamam canım haklısın, ben de istiyorum, en kısa zamanda gideriz." de, konu kapanır. Tabi ilk fırsatta da sözünü yerine getirirsen iyi olur.
-Küçük ama önemli detaylar.
-Aynen öyle. Mesela karın "Üşüdüm." diyorsa, "Üstünü kalın giy." demeni ya da kombiyi açmanı değil, ona sarılmanı istiyordur.
-Keşke okullarda öğretselerdi biz erkeklere Bükçe'yi. Ne kadar erken başlasak o kadar çabuk kavrayabilirdik belki.
-Haklısın, aslında ben de sana öğretmek için geç kaldım. Neyse zararın neresinden dönülse kardır.
-Not mu alsaydım... Epeyce detayı varmış dilin.
-Sen bilirsin oğlum, unutacaksan al. Keşke ben de not alıp gelseydim. Umarım sana eksik öğretmem. Şimdi aklıma geldi. Kadınların en nefret ettiği sözcük "Fark etmez."dir. "Fark etmez"i kadınlar "Hiç umurumda değil, ne yaparsan yap." diye anlarlar.
-En değerli sözcük nedir?
-Sen bil bakalım.
-"Seni seviyorum." herhalde.
-Evet, kadınlar "Seni seviyorum." sözünü sık sık duymak isterler. Biz erkekler ";Söylemiştim, zaten biliyor." diye bu konuda gaflete düşmemeliyiz.
-Bükçe sadece konuşma dili midir baba? Bunun bir de davranış dili var gibi geliyor bana.
-Zekan kesinlikle bana çekmiş. Ben de tam ona geliyordum. Davranışlar da çok önemli tabii. kadınlar küçük şeylere önem verirler. Akşam ona sarıl, televizyon izliyorsan sarılarak izle. Gündüz onu düşündüğünü ifade etmek için kısacık da olsa bir mesaj gönder, küçük sürprizler yap. O yemek hazırlarken ona yardım et, salata yap, çay demle.
-Akşam gelip sırt üstü yatmak yok yani.
-Gözünde büyütme. Sayınca çok şey gibi görünüyor ama aslında bunlar zaman alacak, zor ve masraflı şeyler değil. Sen bu küçük şeylere dikkat et, zaten karın sana paşa gibi davranır, seni yormaz. Bir erkek bu küçük şeylere dikkat etmezse zamanını karısıyla büyük kavgalar yaparak geçirir. Sevgiyle geçirmek varken niye kavgayla geçiresin ki? Kadınlar çok vericidir ama, eğer sen hep alıp hiç vermezsen, bir gün birden patlarlar. Küçük küçük alırlarsa, büyük büyük verirler.
-Tamam baba, bunlara dikkat edeceğim.
Garson yemek tabaklarını kaldırırken oğlumun telefonu çalmaya başladı. Belli ki nişanlısı arıyor, konuşmak için deniz kenarına doğru adımlamaya başladı. Az sonra geldi.
-Baba çok teşekkür ederim. Bükçe'yi anlamaya başladım. Canan aradı. "Salonun perdeleri ne renk olsun karar veremedim, yarın birlikte mi baksak?" dedi. Tam "Fark etmez, sen seç." diyecektim ki bunu senin söylediğin gibi "Ev de perde de umurumda değil." gibi anlayacağı aklıma geldi. "Tabii canım, istersen birlikte bakabiliriz ama ben senin zevkine güveniyorum, sen seç istersen." dedim, çok mutlu oldu. Kendi seçecek.
-O zaten perdeyi çoktan seçmiştir de kadınlar illa yaptıklarını onaylatmak isterler. Birlikte de gitsen o seçtiği perdeyi almak isteyecektir. Biz erkekler onların ne demek istediklerini anlarsak, işlerden kolay sıyırırız.
-Baba tekrar teşekkür ederim. Bu iyiliğini hiç unutmayacağım. Bana Bükçe'yi öğretmeseydin halimi düşünmek bile istemiyorum.

Şanslısın oğlum. Benim seninki gibi bir babam yoktu. Bunları deneye yanıla öğrenmem yıllarımı aldı. Sen yine iyisin, hazıra kondun. Güle güle kullan, isteyene de öğret, herkes de güle güle kullansın. Kullansınlar ki yüzleri gülsün.


Gazanfer Özcan " veda etti "


'O vakit' geldi; Gazanfer Özcan hayata veda etti
Zaman'a verdiği son röportajında "O vakit gelince sahnede olurum inşallah" diyen Avrupa Yakası'nın Tahsin Baba'sı, Türk tiyatro ve sinemasının usta oyuncusu Gazanfer Özcan, dün akşam saatlerinde hayata gözlerini yumdu.



27 Ocak tarihinde kaldırıldığı Amerikan hastanesinde vefat eden Özcan'la ilgili olarak hastane başhekimliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, 13 Şubat tarihinden itibaren sanatçı Özcan'ın yoğun bakımda tutulduğu ifade edildi.

En son 'Avrupa Yakası' dizisindeki 'Tahsin Bey' rolüyle sevenlerinin karşısına çıkan Gazanfer Özcan, özellikle Türk tiyatrosunda canlandırdığı karakterlerle unutulmayacak bir iz bıraktı. 27 Ocak 1931'de İstanbul'da doğan sanatçı, 1962 yılında Gönül Ülkü ile evlendi. Özcan, 'Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nu kurduktan sonra çok sayıda sinema filminde de rol aldı. Sanatçı, uzun bir aradan sonra 2000 yılında çevrilen 'Komiser Şekspir' filmiyle yeniden sinemaya döndü. Pek çok dizide de rol alan Özcan, 'Kuruntu Ailesi' adlı dizideki 'Hüsnü Kuruntu' rolüyle tanındı, pek çok yapımda ailenin babası rolünü üstlendi. Gazanfer Özcan, 1998 yılında 'Devlet Sanatçısı' unvanını aldı. Sanatçı, en son Mahsun Kırmızıgül'ün yönetmenliğini üstlendiği 'Beyaz Melek' filminde kamera karşısına geçmişti.

Yeni Tema

Sevgili arkadaşlar blogun temasını değiştim, umarım begenirsiniz..mümkünse görüşlerinizi alayım.

bu arada temanın orjinali için burdan ve burdan

Türk Piramitleri

Bildirgecten alıntı

Çin sınırları içinde bulunan bu piramitleri Türkler'in yaptığı tahmin edilmekteymiş ve bu, batılılar tarafından gizlenip inkar edilmeye çalışılıyormuş. Ama durum daha fazla gizlenememiş ve asıl ilginç olan ise Mısır'daki piramitlerden daha eski olduğuymuş ki bu doğruysa Mısırlıların piramit inşaat etmesini eski Türk medeniyetlerinden öğrenmiş olma olasılığı ortaya çıkıyor.

Mısır'daki en eski ve Keops Piramiti'nden (168 metre) yaklaşık iki kat büyük Türk piramiti dediğimiz piramitlerden bir tanesine "BEYAZ PİRAMİT" deniyormuş ve 300 metre yüksekliğindeymiş. Şu anki Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan, Xian şehrine 100 km uzaklıkta, Qin Ling Shan dağlarında Türkler tarafından yapıldığı düşünülen irili ufaklı yaklaşık 100 piramit varmış.
Uçağın Çekmiş Olduğu Fotoğraf
Uçağın Çekmiş Olduğu Fotoğraf

Beyaz Piramit'in ikinci dünya savaşında Çin'e yardım malzemesi taşıyan bir C-54 uçağı tarafından çekilen görüntüsü ilk defa 1957 yılında Life dergisinde yayınlanmış. Piramitleri araştırmak üzere 1994 yılında bölgeye giden
Alman bilim adamı Hartwig Hausdof kendi koleksiyonundan birkaç resmin halka açılmasına izin vermiş. Aslında bu sözler Alman bilim adamının da bu bilgiyi gizlemeye çalıştığını göstermektedir.

Çoğu Türk araştırmacı yazarları bu piramitlerin Türkler tarafından yapıldığına emin gibidirler. Çinliler piramitlerin bulunduğu alanı yasak bölge ilan etmişlerdir. Bu nedenle Piramitler içerisinde bulunan Mısır medeniyetinden çok daha ileri bir teknikle mumyalanmış olan cesetler ve Ön-Türkçe yazıtlar üzerinde araştırma yapılamamaktadır.

Türk Bilim adamı Kazım MİRŞAN yaptığı araştırmalarda Ön-Türk uygarlıkları tarafından OT-OĞ olarak isimlendirilen Ön-Mısır'a M.Ö 3000 yıllarında Doğu Anadolu'dan Isub-Ög yazısının gittiğini tespit etmiştir. Kazım MİRŞAN'ın bugüne kadar anlamı çözülemeyen 184 adet mısır hiyeroglifini Ön-Türkçe olarak okumuş olduğu ve mumyalama tekniklerinin yine M.Ö. 3000'li yıllarda Altaylarda geliştirildiği düşünülürse Piramit inşa teknolojisinin Eski Mısır'a Ön-Türk Uygarlıkları tarafından öğretildiği sonucuna ulaşılmakta demektir.

Şu an Çinli yetkililer bölgeyi inceletmiyormuş; yasak bölge ilan etmişler ve piramitlerin üstü toprakla kapanmış. bu toprağın üstüne de yaz kış yeşil kalan ağaçlar dikilmiş. dikilmiş diyorum çünkü ağaçlar çok düzgün bir hizada ve daha tam büyümemişler. Bu çinlilerin o bölgeyi gizlemeye çalıştıklarının kanıtı olarak gösterilebilir. Herhalde İleride üstü orman olan küçük bir tepe görüntüsü alarak kimse tarafından fark edilmeyecektir diye düşünmüşlerdir.
Ağaçlandırılma Yapılmış Biramit
Ağaçlandırılma Yapılmış piramit

İkinci Dünya savaşından bu zamana kadar piramit
incelenmemiş, incelenmediği gibi de korunup temizlenmemiştir. Hatta piramitin yanına gitmeye çalışan bilim adamları piramite yaklaştırılmamış. Ama piramitin yanında tarım yapılmaya izin verilmiştir. Bu görüntüler aslında her şeyi açıklıyor; piramitlerin yok olup gitmesi için çalışılıyor gibiler.

Konu ile ilgili video burda

Daha fazla bilgi burda


Daha Büyük Haritayı Görüntüle



Sevgilier günü

Sevgiler Günü'nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma'da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno'ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu.

Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı'nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Genç Romalı erkkeler ise kavanozdan bu kağıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.

İmparator 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius'un hükümdarlığı zamanında Roma'da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius'un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubatı Hristiyan şehitliğine gömüldü.

Aynı zamanlarda Roma'daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramı'nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise seromoniye bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başladılar. Hristiyan Kilisesi'nin ilk kurulduğu yıllarda hizmet veren papazlar bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı'nın başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar. O gün bugündür her yılın 14 Şubat'I Sevgililer Günü olarak kutlanmaya devam ediyor ve yeryüzünde kadın ve erkek beraber olduğu sürece de kutlanmaya devam edecek gibi.

SAINT VALENTINE VE SEVGİLİLER GÜNÜ

Milattan sonra ilk yüzyıllardan beri her yıl şubat ayının ondördünde kutlanan Sevgililer Günü'nün başlangıcı ile ilgili o günden günümüze kadar gelmiş çeşitli efsane ve hikayeler var. Bazı kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi Hristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine. 14 Şubat 270 yılında ölen Valentine'nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmış. Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine'nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine'i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürdü. Bu olaydan 226 yıl sonra 496'da Papa Gelasius Aziz Valentine'i onurlandırmak için Şubat 14'ü Aziz Valentine Günü olarak belirlemiştir.

Yıllar geçtikçe yavaş yavaş Şubat 14 sevgililerin, aşıkların birbirlerine aşk mesajları yolladığı bir gün haline geldi. Bununla pararel olarak Aziz Valentine de bütün sevenlerin koruyucu azizi haline gelip böyle anılmaya başlandı. Sevgililer Günü, 1800 yıllardan sonra Amerika'da Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay haline geldi. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok gelişti. Neredeyse herkes her yıl 14 Şubat'ta sevgililerine veya eşlerine bu günün ruhu ile bütünleşen, karşı tarafa sevgilerini anlatan hediyeler veriyor. Bu hediyelerin başında ise sade ama bir o kadar anlamlı çiçekler geliyor. Sevginizi alacağanız çikolata veya yollayacağınız bir kart ile de anlatmanız mümkün. Kısacası bu özel günde yanınızda gerçekten sevdiğiniz birisinin olması ve sevginizin karşılığının olduğunu bilmek herhalde hepsinden çok ama çok daha önemli.


Google yabancı siteleri Türkçe yaptı

Yabancı dillerdeki web sitelerini anlamıyorsanız sorun etmeyin. 40 farklı dili Türkçe'ye çeviren Google Translate, artık yayında. İşte detaylar.

İnternet üzerinden yaptığınız aramalarda karşınıza çıkan web siteleri farklı dillerdeyse, sorun etmeye gerek yok. Ücretli yazılımları önereceğimizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Uzun süredir var olan ama Türkçe'yi seçenekler arasına eklemeyen Google Translate, bu hasrete son vermiş durumda.

Bu servis sayesinde 40 farklı dilde çeviri yaptırabiliyorsunuz. İsterseniz kelimeleri veya cümleleri, isterseniz de ziyaret ettiğiniz web sitelerinin tamamını Türkçe'den yabancı dillere veya yabancı dillerden Türkçe'ye çevrilmiş olarak birkaç saniye içerisinde görebilirsiniz.

Geliştirilmesine devam eden servis için beklenen bir diğer özellik de şu anda 21 farklı dilde sunulan geniş sözlük servisinin Türkçe olarak da sunulması.

Eğer bir web siteniz varsa, ziyaretçilerinizin bu servise doğrudan ulaşmasını sağlayan bir Gadget ekleme imkanınız da mevcut.

Kaynak: Shiftdelete.net

Popüler Parçalar

Image representing Last.fm as depicted in Crun...

Popüler Parçalar


Last.fm'de Pazar 25 Ocak 2009 ve Pazar 1 Şubat 2009 arasındaki haftada popüler parçalar


1 Coldplay – Viva la Vida
33.028 dinleyici
76.453 çalış

2 Kings of Leon – Sex on Fire
30.763 dinleyici
80.778 çalış

3 MGMT – Kids
30.737 dinleyici
78.314 çalış

4 MGMT – Time to Pretend
29.153 dinleyici
66.784 çalış

5 The Killers – Human
28.086 dinleyici
74.207 çalış

6 Muse – Supermassive Black Hole
26.440 dinleyici
76.645 çalış

7 MGMT – Electric Feel
26.425 dinleyici
63.144 çalış

8 Franz Ferdinand – Ulysses
25.461 dinleyici
75.809 çalış

9 Kings of Leon – Use Somebody
22.926 dinleyici
61.967 çalış

10 Lady GaGa – Poker Face
21.858 dinleyici
99.853 çalış

Kaynak ve devamı için burdan



Baglanmayacaksın

İmkansız Şeyler İçin

Youtube Jacker 2

Image representing YouTube as depicted in Crun...

youtube'u acmanın en kolay ve zahmetsiz yolu

Youtube Jacker

Dil:Türkçe
Boyut:5.10 mb
Lisans:Ücretsiz
İşletim sistemi:Windows tümü
Üretici:Ceyka

Programı indirmek ve daha fazla bilgi için : www.pcokul.com

programın açtığı diger yasaklı siteler

www.dailymotion.com
www.youtube.com
www.megaupload.com
www.mp3hanesi.com
www.mp3hanesi.com
www.mp3hanesi.net
www.forumtr.com
www.shoutcast.com
www.tagged.com
www.diziizle.net
www.gelmp3indir.com
www.geyikhane.com
www.msxmp3.org
www.cinetr.com
www.trkbrd.com
www.thepiratebay.org
www.nacizanebilgi.com
www.sinema.diziizle.net
www.geocities.com
www.imagefap.com
www.divxpoint.com
www.korsanadestek.org
www.divxforever.net
www.start.tagged.com
www.starhacks.org
www.mp3kalbi.com
www.subtitlez.com
www.muzik1.com
www.myp2p.eu
www.torrentturk.com

Sitelerine tam erişim



Issız Adam

İmkansız şeyler için



Anlamazdın şarkısını indirmek için :