Milli Takım, Beşiktaş, Galatasaray kaybederken, yurt dışında bir tek Fenerbahçe kazanıyor. Avrupa'daki galibiyetler Kanarya'yı hem zirveye taşıyor, hem de ülke puanını yükseltiyor.
7 yenilmez arasında
Şampiyonlar Ligi’nde müthiş bir performans göstererek göğsümüzü kabartan Fenerbahçe, Avrupa’nın dev kulüplerini de geride bırakmayı başardı. Devler Ligi’ndeki 32 takım arasında ‘yenilgisiz 7 ekip’ten birisi durumunda olan Sarı-Lacivertli temsilcimiz, oynadığı 4 karşılaşma sonunda 2 beraberlik (CSKA Moskova-PSV), 2 galibiyet (İnter-PSV) ile topladığı 8 puanla grubunda ikinci sırada bulunurken, bir üst tura çıkma yolunda da çok büyük bir avantaj yakalamış durumda.
Devleri geride bıraktı
Fenerbahçe aldığı puanlarla UEFA’nın takım katsayı sıralamasında da yukarılara tırmanmaya başladı. 7. sıradaki Kanarya’nın arkasında bıraktığı rakipleri ise, Avrupa’nın devleri. Son Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Milan, grubundaki rakibi İnter, 2004 Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Porto, Roma, Glasgow Rangers, Rosenborg, Everton, Marsilya, Lazio, Panathinaikos, Bayern Münih ve Şampiyonlar Ligi’nin geçen seneki finalisti Liverpool, Fenerbahçe’nin ardındaki takımlar.
Ülke puanına katkı
AVRUPA macerasına 4 takımla başlayan, Erciyes’in elenmesinden sonra üç takımla yoluna devam eden Türkiye de, Fenerbahçe’nin kazandığı puanlarla 3. sırada. UEFA ülke puanına da şu anda en çok katkı yapan takım durumundaki Sarı-Lacivertliler, topladığı 8 puan ve aldığı 3 bonusla 11 puanda. Beşiktaş 8.5 puana sahipken, haftayı yenilgiyle bitiren Galatasaray’ın 4 puanı bulunuyor. UEFA Kupası’nda gruplara kalamayan Erciyes ise, Türkiye’ye 1.5 puan kazandırdı.
UEFA Takım Katsayıları 2007/2008
Takım Puanı
1. M.United 13.5160
2. Arsenal 12.5160
3. Barcelona 12.3510
4. Chelsea 11.5160
5. R.Madrid 11.3510
6. Sevilla 11.3510
7. FENERBAHÇE 11.0625
8. Milan 10.9385
9. İnter 10.9385
10. Porto 10.3905
11. Roma 9.9385
12. G.Rangers 9.8975
38. Beşiktaş 7.0625
67. Galatasaray 4.0625
Kaynak :www.fanatik.ekolay.net
Armageddon savaşı

Tanrıyı KIYAMETE zorlamak... Size saçma mı geldi? Ama ABD-İsrail fanatikleri bakın ne istiyor...
ABD'nin şahinleri Neocon'lar ile İsrail'in Siyonist aşırı sağının ortak ideali, Ortadoğu merkezli bir dünya savaşı çıkarmak.
İşte buna “tanrıyı kıyamete zorlamak” diyorlar. Ya da “Mesih'i dönmeye mecbur bırakmak.” Peki nedir bu Armageddon savaşı...
Biraz anlatalım;

Armageddon çılgınlığı
ABD Başkanı Bush'un sıkı sıkıya bağlı olduğu Protestan fundamentalizmi Armageddon çılgınlığına inanıyor. Onlara göre de Hz. İsa’nın gelmesi için bu üçüncü milenyum başında mutlaka “Armageddon” denen o nihai savaşın çıkması lazım. İnanmış Protestanların hedefi Tanrı'ya kıyamet için yardımcı olmak... Bunun için de kıyamet savaşının fitilini ateşlemek gerekiyor...
Peki bu savaş nasıl çıkar? İşte bu noktada işin ucu Türkiye'ye de dokunuyor. Çünkü bu kıyamet savaşı Ortadoğu'da patlayacak. Onların inanışlarına göre Armageddon Savaşı Kudüs yakınlarındaki Magedon Tepesi etrafında gerçekleşecek.
Armegeddon Savaşı Müslüman ordusunun İsrailoğullarına saldırmasıyla çıkacak. Protestan fundamentalizmi, Armegeddon Savaşı’nda İsrail’in desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Onlara göre Hz. İsa da ‘İsrail Arslanı’ olarak dünyaya gelmiştir.
Yahudiler, Müslümanlar’a karşı Armageddon Savaşı’nı kazanmadıkça, Hz. İsa tekrar yeryüzüne dönmeyecek. İsa’nın dönmesi için savaşın çıkması ve kazanılması şart. Ancak bu savaşı önce Hz. İsa olmadan Yahudiler’in kazanması lazım. Onun için Protestanlar ile İsrail arasında sıkı bir işbirliği dini nedenlerden dolayı mecburidir. Bu savaş bittikten sonra da, 144 bin Yahudi hariç, (o 144 bin Yahudi de Hz. İsa’ya iman eden Yahudiler olacak) hepsi kırılacak. Bu sefer de Amerika ve Hz. İsa’ya bağlı olanlar yeryüzünde kalacak…
Türkiye'nin oyundaki yeri
Bu noktada Yenişafak'tan İbrahim Karagül'ün köşe yazısına bir gözatalım. "Tanrı'yı kıyamete, Türkiye'yi bölgesel savaşa zorlamak!.." isteyen ABD ve İsrail için Türkiye'nin de bir rolü var... Karagül şöyle anlatıyor;
Türkiye'nin Kürtlerle çatışmaya sokulması demek, İran'ın da cepheye girmesi demektir. Savaşın Pakistan'dan Lübnan'a kadar yayılması demektir. İşte bu, ABD ve müttefiklerinin en büyük hedefi.
Karagül, Armageddon planını da şöyle özetliyor;
Neocon-İsrail aşırı sağının ortak ideali Ortadoğu merkezli bir dünya savaşı çıkarmak. Yani Armageddon dedikleri Kıyamet savaşı… Bu savaşla Mesih yeryüzüne inecek, bu savaşla “ilahi adalet” gerçekleşecek. İşte buna “tanrıyı kıyamete zorlamak” diyorlar. Ya da “Mesih'i dönmeye mecbur bırakmak.”
GALATASARAY'IN RENKLERİ SARI LACİVERTMİŞ
Sarı-lacivert Cimbom olur mu?
31 Ekim 2007 Çarşamba 14:27
Tarihçi yazar Tuğrul Yenidoğan araştırdı. Sonuç şaşkına çevirdi.
Tarihçi yazar Tuğrul Yenidoğan'ın Futbol Ekstra Dergisi için yaptığı araştırmalar üç büyük kulübün tarihiyle ilgili ilginç yönleri ortaya koyuyor. Özellikle Galatasaray'ın renkleri ve amblemiyle ilgili iddialar oldukça çarpıcı. Beşiktaş'ın bir Çerkez ve akraba kulübü olduğuyla ilgili iddialar da dikkat çekici.
İşte Yenidoğan'ın araştırmasından çıkan sonuçlar:
GALATASARAY'IN RENKLERİ SARI LACİVERTMİŞ
Galatasaray sarı-kırmızı renkleri kabulünden önce sarı-lacivert formalarla maçlara çıkmıştır ve 1906 liginde de sarı-lacivert renklerle mücadele etmiştir. Ve yine ilk logosu da "Kartal" amblemidir.
Ne hikmetse sarı-lacivert renklerin varlığının üzeri örtülüvermiş, bir şekilde evrime uğratılarak zaman içinde sarı-siyah renklere dönüştürülmüştür. Galatasaray kulübünün bir numaralı kurucusu Ali Sami (Yen) Bey 1929 yılında yayınladığı anılarında, kurdukları takım için kırmızı-beyaz renkleri seçtiklerini, ancak Türk olduklarının anlaşılmasından çekinerek bu renklerden vazgeçtiklerini ve maçlara sarı-lacivert formalarla çıktıklarını anlatır.”
5-0 YENİLİNCE RENKLER DEĞİŞTİ
Sarı lacivert renklerin evrimi duayen gazeteci Ruşen Eşref Ünaydın'la başlar. Kuruluş döneminin canlı tanığı Ruşen Eşref Ünaydın, ilk kez 1952 yılında yayınlanan ""Galatasaray ve Futbol - Hatıralar"" adlı kitabında, 1906 yılında kullanılan forma renklerinin sarı ile siyaha kaçan koyulukta bir lacivert olduğunu yazar. 26 Aralık 1906 tarihinde oynanan ve Galatasaray'ın 5-0 mağlup olduğu Baltalimanı maçının ardından, uğur getirmediğine inanılarak bu formalar değiştirilir. Galatasaraylı futbolcular "vişneye çalan, koyuca, tatlı bir kırmızı ve içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarıdan" oluşan maç gömleklerini ilk kez 1907 yılı içerisinde kullanmaya başlarlar.”
ALİ SAMİ BEY ARNAVUT SAMİ'NİN OĞLU
“Galatasaray'ın amblem olarak kartal motifini seçmesi gerçekten bir rastlantı mıdır? Neden aslan, panter veya bir başka şey değil de kartal seçilmiştir? Olay, bir çikolata markasının logosunun görülüp beğenilmesi şeklinde açıklanacak kadar basit midir gerçekten? Belki de tüm bu soruların cevabı Ali Sami Yen'in kimliğinde gizlidir. Ali Sami Bey kimin oğludur? Arnavut milliyetçiliğinin en önemli idollerinden biri olan Şemsettin Sami'nin (veya Arnavutluk milli tarihindeki adıyla Sami Frashëri'nin).
KARTAL ARNAVUT KÜLTÜRÜNÜN SİMGESİ
“Kartal, Arnavut kültürünün simgesidir. Arnavutluk isminin Arnavutça'daki karşılığı ""Shqipëria"" (Şikiperya)'dır. Shqipëria'nın Türkçe karşılığı "Kartal Ülkesi"dir. Arnavutluk'un milli sembolü çift başlı kartaldır. Ne ilginçtir ki, Arnavutluk'un milli kahramanı Sami Frashëri'nin oğlu Ali Sami Bey tarafından kurulan Galatasaray kulübünün amblemi de kartaldır. Ve bu amblem Ali Sami Bey'in Türk futbolunu yönetmeye soyunduğu ve Galatasaray kulübü üzerinde etkisinin azaldığı 1920'li yılların ortalarına kadar değiştirilmemiştir."
BEŞİKTAŞ'IN KURUCULARI ÇERKEZ
“Galatasaray kulübünün kurucularını bir araya getiren etken, her birinin Galatasaray Lisesi öğrencisi olmaları; Fenerbahçe kulübünün kurucularını bir araya getiren etken, her birinin Kadıköylü ve ağırlıklı olarak Saint Joseph Liseli olmaları gibi, Beşiktaş kulübünün kurucularını bir araya getiren etken, tümünün Çerkez asıllı ve birbirlerinin akrabası olmalarıdır.
Beşiktaş bir Çerkez kulübü olarak "Bereketiko Jimnastik Kulübü" adıyla kurulmuştur. Kulüpte tarih boyunca Çerkez kökenlilerin gücü ve etkinliği hep olmuştur. Osman Ferit Paşa'nın Beşiktaş kulübünün kurucuları olan oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket de Çerkez İttihat ve Teavün Cemiyeti'nde faal birer üye olarak çalışmalara katılmıştır.”
31 Ekim 2007 Çarşamba 14:27
Tarihçi yazar Tuğrul Yenidoğan araştırdı. Sonuç şaşkına çevirdi.
Tarihçi yazar Tuğrul Yenidoğan'ın Futbol Ekstra Dergisi için yaptığı araştırmalar üç büyük kulübün tarihiyle ilgili ilginç yönleri ortaya koyuyor. Özellikle Galatasaray'ın renkleri ve amblemiyle ilgili iddialar oldukça çarpıcı. Beşiktaş'ın bir Çerkez ve akraba kulübü olduğuyla ilgili iddialar da dikkat çekici.
İşte Yenidoğan'ın araştırmasından çıkan sonuçlar:
GALATASARAY'IN RENKLERİ SARI LACİVERTMİŞ
Galatasaray sarı-kırmızı renkleri kabulünden önce sarı-lacivert formalarla maçlara çıkmıştır ve 1906 liginde de sarı-lacivert renklerle mücadele etmiştir. Ve yine ilk logosu da "Kartal" amblemidir.
Ne hikmetse sarı-lacivert renklerin varlığının üzeri örtülüvermiş, bir şekilde evrime uğratılarak zaman içinde sarı-siyah renklere dönüştürülmüştür. Galatasaray kulübünün bir numaralı kurucusu Ali Sami (Yen) Bey 1929 yılında yayınladığı anılarında, kurdukları takım için kırmızı-beyaz renkleri seçtiklerini, ancak Türk olduklarının anlaşılmasından çekinerek bu renklerden vazgeçtiklerini ve maçlara sarı-lacivert formalarla çıktıklarını anlatır.”
5-0 YENİLİNCE RENKLER DEĞİŞTİ
Sarı lacivert renklerin evrimi duayen gazeteci Ruşen Eşref Ünaydın'la başlar. Kuruluş döneminin canlı tanığı Ruşen Eşref Ünaydın, ilk kez 1952 yılında yayınlanan ""Galatasaray ve Futbol - Hatıralar"" adlı kitabında, 1906 yılında kullanılan forma renklerinin sarı ile siyaha kaçan koyulukta bir lacivert olduğunu yazar. 26 Aralık 1906 tarihinde oynanan ve Galatasaray'ın 5-0 mağlup olduğu Baltalimanı maçının ardından, uğur getirmediğine inanılarak bu formalar değiştirilir. Galatasaraylı futbolcular "vişneye çalan, koyuca, tatlı bir kırmızı ve içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarıdan" oluşan maç gömleklerini ilk kez 1907 yılı içerisinde kullanmaya başlarlar.”
ALİ SAMİ BEY ARNAVUT SAMİ'NİN OĞLU
“Galatasaray'ın amblem olarak kartal motifini seçmesi gerçekten bir rastlantı mıdır? Neden aslan, panter veya bir başka şey değil de kartal seçilmiştir? Olay, bir çikolata markasının logosunun görülüp beğenilmesi şeklinde açıklanacak kadar basit midir gerçekten? Belki de tüm bu soruların cevabı Ali Sami Yen'in kimliğinde gizlidir. Ali Sami Bey kimin oğludur? Arnavut milliyetçiliğinin en önemli idollerinden biri olan Şemsettin Sami'nin (veya Arnavutluk milli tarihindeki adıyla Sami Frashëri'nin).
KARTAL ARNAVUT KÜLTÜRÜNÜN SİMGESİ
“Kartal, Arnavut kültürünün simgesidir. Arnavutluk isminin Arnavutça'daki karşılığı ""Shqipëria"" (Şikiperya)'dır. Shqipëria'nın Türkçe karşılığı "Kartal Ülkesi"dir. Arnavutluk'un milli sembolü çift başlı kartaldır. Ne ilginçtir ki, Arnavutluk'un milli kahramanı Sami Frashëri'nin oğlu Ali Sami Bey tarafından kurulan Galatasaray kulübünün amblemi de kartaldır. Ve bu amblem Ali Sami Bey'in Türk futbolunu yönetmeye soyunduğu ve Galatasaray kulübü üzerinde etkisinin azaldığı 1920'li yılların ortalarına kadar değiştirilmemiştir."
BEŞİKTAŞ'IN KURUCULARI ÇERKEZ
“Galatasaray kulübünün kurucularını bir araya getiren etken, her birinin Galatasaray Lisesi öğrencisi olmaları; Fenerbahçe kulübünün kurucularını bir araya getiren etken, her birinin Kadıköylü ve ağırlıklı olarak Saint Joseph Liseli olmaları gibi, Beşiktaş kulübünün kurucularını bir araya getiren etken, tümünün Çerkez asıllı ve birbirlerinin akrabası olmalarıdır.
Beşiktaş bir Çerkez kulübü olarak "Bereketiko Jimnastik Kulübü" adıyla kurulmuştur. Kulüpte tarih boyunca Çerkez kökenlilerin gücü ve etkinliği hep olmuştur. Osman Ferit Paşa'nın Beşiktaş kulübünün kurucuları olan oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket de Çerkez İttihat ve Teavün Cemiyeti'nde faal birer üye olarak çalışmalara katılmıştır.”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
